Yeni nesil yapay zeka modelleri (LLM'ler) sayesinde öğrencilerin ödevlerini ve evde yapılan sınavları kolayca tamamlayabilmesi, geleneksel değerlendirme yöntemlerinin güvenilirliğini ciddi şekilde sarsmıştır. Bir "AI/ML Ürün Yönetimi" dersinde, öğrencilerin ödevlerinin şüpheli derecede iyi olması üzerine yapılan rastgele sözlü yoklamalar, birçok öğrencinin kendi çalışmalarını dahi açıklayamadığını ortaya koymuştur. Bu durum, yazılı ödevlerin artık öğrencinin gerçek anlayışını ölçmediğini açıkça göstermektedir.
Bu soruna doğal bir yanıt olarak sözlü sınavlar öne çıkmaktadır. Sözlü sınavlar, öğrencileri gerçek zamanlı düşünmeye, yeni durumlara uygulama yapmaya ve kararlarını savunmaya zorlar. Ancak, büyük sınıflar için sözlü sınavları uygulamak lojistik bir kabusa dönüşebilir ve sınav dönemini uzatabilir. İşte bu noktada, ElevenLabs Conversational AI gibi sesli yapay zeka araçları devreye giriyor. Bu platformlar, konuşma tanıma, metin okuma ve konuşma akışını yönetme gibi karmaşık süreçleri basitleştirerek, dakikalar içinde bir sınav ajanı oluşturmayı mümkün kılıyor.
Uygulanan iki bölümlü sözlü sınavda, ilk bölümde yapay zeka ajanı öğrencinin bitirme projesinin hedefleri, veri kullanımı, modelleme tercihleri ve değerlendirme yöntemleri hakkında detaylı sorular sormaktadır. Bu kısım, LLM'lerin sadece metin üretme kapasitesini aşarak, öğrencinin kendi kararlarını savunmasını gerektirdiğinden, kopya çekme stratejilerini etkisiz hale getirir. İkinci bölümde ise, ajan ders konularını kapsayan bir vaka çalışması sunarak öğrencilerin materyali ne kadar özümsediğini test eder. Bu yaklaşım, yapay zeka çağında eğitimin karşılaştığı değerlendirme sorunlarına ölçeklenebilir ve etkili bir çözüm sunmaktadır.
Yapay zeka destekli sözlü sınavlar, büyük öğrenci gruplarında dahi yapay zeka araçlarıyla yapılan kopya çekmeyi engellerken, öğrencilerin gerçek zamanlı düşünme ve bilgilerini savunma becerilerini ölçmenin ölçeklenebilir bir yolunu sunuyor.