Günümüzün önde gelen yapay zeka hizmetleri, ChatGPT ve Claude gibi platformlar, yatırımcıların yoğun sübvansiyonlarıyla ayakta duruyor. Bu durum, sadece ilk yatırımlarla sınırlı kalmayıp, bu büyük yapay zeka servislerinin astronomik işletme maliyetlerini de kapsıyor. Ed Zitron gibi uzmanların yapay zeka pazarına ilişkin değerlendirmeleri doğruysa, mevcut büyük yapay zeka hizmetlerinin finansal olarak sürdürülebilir olmadığı ve kârlılığa giden gerçekçi bir yol bulunmadığı belirtiliyor. Makale, önümüzdeki dört yıl içinde büyük yapay zeka sağlayıcılarının nasıl 2 trilyon dolar gelir elde etmeyi planladığı sorusunu gündeme getirerek, mevcut iş modelinin sorgulanması gerektiğini vurguluyor.
Yatırımcı desteği sona erdiğinde ortaya çıkabilecek iki ana senaryo öne sürülüyor: Birincisi, yapay zeka hizmetlerinin bir gecede tamamen kapatılması. Bu senaryo, tüm iş akışlarını yapay zeka desteği üzerine kuran kullanıcılar ve şirketler için ciddi bir sorun teşkil edecek, zira yapay zeka hizmetleri devasa bir tek hata noktası haline gelmiş durumda. İkincisi ise, yapay zeka hizmetlerinin gerçek maliyetleri ve kâr marjları üzerinden fiyatlandırılması. Bu durum, hizmetlerin o kadar pahalı hale gelmesine neden olabilir ki, kullanımları ekonomik olarak haklı çıkarılamaz hale gelir ve bu da fiilen ilk senaryoyla aynı sonucu doğurabilir.
Makale, açık kaynaklı modellerin varlığına rağmen, küçük oyuncuların bu pazar boşluğunu doldurmasının zorluklarına da değiniyor. Yapay zekayı büyük ölçekte çalıştırmanın maliyeti inanılmaz derecede yüksek olduğundan, bu oyuncular mevcut hizmetler kadar 'ucuz' olamayacaklar. Kendi yapay zeka hizmetlerini sübvanse edemeyecekleri için yine de çok maliyetli kalabilirler. Kendi donanımınızla yapay zekayı barındırmak da maliyet açısından caydırıcı olabilir, çünkü donanım fiyatları artacak ve işletme maliyetleri önemli olacaktır. Yazar, bu koşullar altında ABD hükümetinin bu hizmetleri sübvanse etme olasılığını bile düşündüğünü belirtiyor.
Yapay zeka sektörünün mevcut finansal modeli sürdürülebilir olmaktan uzak olup, gelecekte hizmetlerin erişilebilirliği ve maliyeti konusunda ciddi belirsizlikler yaratmaktadır.