Yapay zeka araçlarının yazılım geliştirmede hızla yaygınlaşması, geliştiriciler için yeni bir yorgunluk türünü beraberinde getiriyor. Makale yazarı, 40 yıllık deneyimine rağmen, Claude Code ve Cursor gibi yapay zeka araçlarıyla "vibe coding" yaparken daha önce hiç yaşamadığı bir yorgunluk hissettiğini belirtiyor. Bu araçlar sayesinde kod üretme ve özellik geliştirme süreçleri inanılmaz derecede hızlanmış olsa da, bu hız zihinsel bir yük oluşturuyor. Yazar, yapay zekanın ürettiği kodu sürekli gözden geçirme, hataları düzeltme ve yeni özellikler ekleme döngüsünün beynini aşırı zorladığını ve kısa sürede tükenmişlik hissi yarattığını ifade ediyor.
Geleneksel kodlamada, çıktı hızı görevin karmaşıklığı ve geliştiricinin hızıyla eşleşirken, yapay zeka destekli kodlamada bu denge bozuluyor. Yapay zeka, geliştiricinin düşünme ve işleme hızından çok daha hızlı çalışarak sürekli olarak gözden geçirilmesi gereken çıktılar üretiyor. Bu durum, yazılımcının makinenin ritmine ayak uydurmaya çalıştığı, kontrolün kendisinde değil de yapay zekada olduğu bir his yaratıyor. Yazar, bu durumu gençliğinde bir plastik fabrikasında makinenin ritmine göre çalışmaya benzetiyor; makine durmadan üretim yaparken, insanın ona yetişmeye çalışması gibi. Bu bilişsel yük, geliştiricilerin zihinsel olarak tıkanmasına ve verimliliklerinin düşmesine neden oluyor.
Yapay zeka destekli kodlama, geliştirme süreçlerini hızlandırırken, yazılımcılar üzerinde yeni ve gizli bir bilişsel yorgunluk yaratarak uzun vadeli üretkenliği olumsuz etkileyebilir.