2022'de ChatGPT'nin piyasaya sürülmesiyle başlayan yapay zeka çılgınlığı, sektörde ve dünya ekonomilerinde büyük bir heyecan dalgası yaratmıştı. Şirketler, ses, görüntü ve video gibi alanlarda sürekli yeni ürünler çıkararak teknolojinin sınırlarını zorladıklarını iddia ettiler ve yapay zekanın sürekli daha iyiye gideceği inancını pekiştirdiler. Lider AI şirketleri, yapay zekanın beyaz yakalı iş gücünü tamamen değiştireceği, bolluk çağı getireceği ve bilimsel keşiflere öncülük edeceği gibi büyük vaatlerde bulundular. Ancak 2025 yılı, bu abartılı beklentilerin bir muhasebesi oldu.
Bu yıl yayınlanan birçok araştırma, işletmelerin yapay zeka araçlarını etkin bir şekilde benimsemekte zorlandığını gösteriyor. ABD Sayım Bürosu ve Stanford Üniversitesi gibi kaynaklardan gelen anketler, yapay zeka araçlarının iş dünyasındaki kullanımının durakladığını ve birçok projenin pilot aşamasında kaldığını ortaya koydu. Bu durum, büyük yapay zeka şirketlerinin bu yarışta harcadıkları devasa yatırımları nasıl geri kazanacakları konusunda soru işaretleri yaratıyor. Ayrıca, temel teknolojideki güncellemelerin eskisi gibi çığır açan yenilikler sunmadığı da gözlemleniyor. Ağustos ayındaki GPT-5 lansmanı, bu hayal kırıklığının en belirgin örneği oldu; aylarca süren büyük beklentilere rağmen, ürünün önceki versiyonlardan çok da farklı olmadığı algısı oluştu ve bu durum, ChatGPT'nin ilk çıkışından bu yana yaşanan en büyük "vibe shift" olarak yorumlandı.
Yapay zeka teknolojisinin gerçek potansiyeli ile abartılı beklentiler arasındaki farkın ortaya çıkması, sektörün geleceği ve iş dünyasındaki adaptasyonu için önemli bir dönüm noktasıdır.