Günümüzdeki haber siteleri, kullanıcıları bilgilendirmek yerine dikkatlerini dağıtmakla meşgul. New York Times gibi önde gelen yayınların bir makalesini açtığınızda, 422 ağ isteği ve tam 49 megabayt veriyle karşılaşıyorsunuz. Bu, sayfanın yüklenmesinin iki dakika sürmesi anlamına geliyor. Bu durum, birçok insanın neden reklam engelleyici kullandığını açıkça ortaya koyuyor.
Bu devasa sayfa boyutunu daha iyi anlamak için geçmişe dönelim. 49 MB'lık bir veri yüklemesi, Windows 95 işletim sisteminin (yaklaşık 28 disket) tamamından daha büyük. Hatta 2006 yılında popüler olan yüksek kaliteli bir MP3 şarkının yaklaşık 10-12 katı büyüklüğünde. Yani, birkaç paragraf okumak için neredeyse bir albüm dolusu müzik indirmiş oluyorsunuz. O dönemdeki ortalama internet hızlarıyla bu sayfanın yüklenmesi kahve yapmaya yetecek kadar uzun sürüyordu.
Donanım teknolojileri son 20 yılda büyük ilerleme kaydetmişken, modern web framework'leri ve reklam teknolojileri bu ilerlemeyi tamamen boşa mı harcadı? Haber siteleri, kullanıcıları izlemeyi çok seviyor. Bir makalenin yüklenmesi sırasında, tarayıcıda onlarca eş zamanlı reklam ihalesi isteği işleniyor. Bu istekler, tarayıcının ana iş parçacığını (main thread) aşırı derecede meşgul ediyor ve megabaytlarca JavaScript'in indirilip işlenmesini gerektiriyor. Yayıncıların, asıl haberi göstermeden önce reklam gelirlerini hesaplamak için tarayıcı kaynaklarını tüketmesi kabul edilemez. Ayrıca, kullanıcıların davranışlarını sürekli izleyen ve farklı reklam ağlarında kimliklerini birleştirmeye çalışan izleme pikselleri ve yönlendirmeler de sayfa yükünü artırıyor. Telefonunuzda bir web sitesi açmak, yüksek frekanslı bir finansal alım satım piyasasına katılmak gibi. Telefonunuzun ısınması ve pilinin çabuk bitmesi de bu durumun bir sonucu.
Web sitelerinin aşırı veri yüklemesi ve kullanıcı takibi, hem kullanıcı deneyimini olumsuz etkiliyor hem de donanım ve internet hızındaki gelişmeleri anlamsız kılıyor.