Jeff Bezos'un sahibi olduğu Washington Post, bir zamanlar 'gözcü' olarak bilinen saygın bir gazete iken, günümüzde siyasi bir propaganda aracına dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya. Gazetenin, özellikle Donald Trump döneminde sergilediği tavır, bağımsız gazetecilik ilkelerinden uzaklaştığına dair endişeleri artırdı. Eskiden gücün hesap sorulmasını sağlayan bir kurum olarak görülen gazete, şimdi ise belirli siyasi çıkarların sözcülüğünü yapmakla eleştiriliyor.
Bu dönüşüm, legacy media (miras medya) olarak adlandırılan geleneksel medya kuruluşlarının genel sorunlarının bir yansıması olarak da görülebilir. Finansal zorluklar, dijital çağın getirdiği rekabet ve okuyucu kitlesinin değişen beklentileri, bu kuruluşları daha popülist ve kutuplaştırıcı bir dil kullanmaya itebiliyor. Washington Post'un durumu, bu eğilimlerin en üst düzeyde yaşandığı örneklerden biri olarak öne çıkıyor. Gazetenin, okuyucu desteğiyle ayakta kalmaya çalışırken aynı zamanda siyasi tarafgirlik iddialarıyla mücadele etmesi, medya etiği ve bağımsızlığı üzerine önemli soruları gündeme getiriyor.
Washington Post'un siyasi bir propaganda aracına dönüşme potansiyeli, miras medyanın karşılaştığı etik ve finansal zorlukların bir göstergesidir.