Washington Eyaleti'nde sunulan Temsilciler Meclisi Yasa Tasarısı 2321 (House Bill 2321), 3D yazıcılara "ateşli silah veya yasa dışı ateşli silah parçaları" basılmasını engellemek amacıyla algılama teknolojileri eklemeyi hedefliyor. Çok sayıda Temsilci tarafından desteklenen bu tasarı, şu anda komitede bulunuyor ve Meclis'te oylamaya sunulma ihtimali oldukça düşük. Ancak bu girişim, giderek özel 3D yazıcılara odaklanan ev yapımı ateşli silahlar, yani ABD'de "hayalet silahlar" olarak bilinen ürünler hakkındaki tartışmaların yeni bir bölümünü oluşturuyor. Bu tür silahlar, yedek parçalardan, kitlerden veya ev yapımı bileşenlerden bir araya getirilebiliyor.
Tasarı, yasal olarak "ateşli silah" kabul edilen alıcı ve çerçeve gibi parçaları hedef alıyor ve hem eklemeli hem de çıkarmalı üretim teknolojilerini kapsıyor. Öneriye göre, tasarım dosyalarının makineye aktarılabilmesi için özel bir ateşli silah algılama algoritmasının onay vermesi gerekecek. Bu engelleme özelliğinin eyalette satılan veya transfer edilen tüm makineler için standart olması ve özel bir "ön baskı doğrulama" (preprint authentication) el sıkışma protokolü içermesi bekleniyor. Başsavcının, ilgili lisansı olmayanlar için yasa dışı ateşli silah ve parça tasarımlarının bir veritabanını oluşturması ve sürdürmesi öngörülüyor.
Makale, bu tür bir tarama özelliğinin uygulanmasının mantıksızlığını ve kolayca aşılabileceğini vurguluyor. Ayrıca, yasa tasarısının yanlış bir soruna odaklandığını belirtiyor; zira "hayalet silahlar" sorununun büyük çoğunluğu hala kitlerden ve benzeri kaynaklardan kaynaklanıyor. 3D yazıcılarla üretilen silah tasarımları işlevsel olsa da, üretimlerinin birçok adım, hazır parça ve önemli zaman yatırımı gerektirdiği belirtiliyor. Bu nedenlerle, HB 2321'in yasalaşma ihtimali oldukça düşük görülüyor, zira gizlilik endişeleri bir yana, herhangi bir aşamada "ateşli silah parçalarını" tespit etmeye çalışmak boşuna bir çaba olacaktır.
Bu yasa tasarısı, gelişen üretim teknolojilerinin yasal ve etik sınırlarını belirleme çabalarının karmaşıklığını ve mevcut tehditlere ne kadar uygun yanıtlar verildiğini sorgulatıyor.