Las Vegas Metropolitan Polis Departmanı (LVMPD), araç bilgilerini toplayan ve polis veri tabanlarıyla karşılaştıran otomatik plaka okuyucu kameralar üreten Flock Security ile 2023 yılında sessizce bir anlaşma yaptı. ABD genelindeki birçok polis departmanının aksine, LVMPD bu projeyi vergi mükellefi parası yerine özel bir vakıftan gelen bağışlarla finanse ediyor. Bu düzenleme, Metro'nun gözetim teknolojisi hakkında kamuoyu görüşü almaktan kaçınmasını sağlıyor. Eleştirmenler, bu kameraların belgesiz göçmenleri, siyasi muhalifleri ve kürtaj arayanları takip etmek için kullanılabileceği endişesini dile getiriyor. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği'nden (ACLU) Jay Stanley, bu durumu "demokratik sürecin kısa devresi" olarak nitelendiriyor.
Flock kameraları, plaka bilgilerinin yanı sıra araçların marka, model ve renk gibi tanımlayıcı detaylarını tarayarak bu bilgileri ulusal bir veri tabanına aktarıyor. Polis, bu veri tabanını kendi yetki alanlarının ötesindeki belirli araçların konumunu aramak için kullanabiliyor. Ülke genelinde 80.000'den fazla yapay zeka destekli kamera işleten Flock, suçları daha hızlı çözme ve kamu güvenliğini artırma aracı olarak popülaritesini artırdı. Las Vegas bölgesindeki kameraların çoğu, Andreessen Horowitz firmasının kurucu ortağı Ben Horowitz ile bağlantılı Horowitz Ailesi Vakfı'ndan gelen parayla satın alındı. LVMPD, şehir veya ilçe altyapısında yaklaşık 200 Flock plaka okuyucu kamera işlettiğini ve verilerini ülke genelindeki yüzlerce eyalet ve yerel kolluk kuvvetiyle paylaştığını belirtti.
Kameraların kamu fonlarıyla satın alınmaması nedeniyle, Metro'nun teknoloji hakkında kamuoyu toplantıları düzenlemesi gerekmiyor. Uzmanlar, bunun vatandaşları polislik yöntemi hakkında söz sahibi olmaktan mahrum bıraktığını vurguluyor. Stanley, diğer şehirlerde Flock teknolojisinin genellikle şehir meclisi toplantılarında veya diğer kamu forumlarında tartışıldığını, ancak Las Vegas bölgesinde bunun zorunlu olmadığını belirtiyor. Bu durum, toplulukların kendilerine dayatılan bu teknoloji hakkında söz hakkına sahip olmamasını eleştirel bir noktaya taşıyor.
Özel bağışlarla finanse edilen gözetim teknolojilerinin kamu denetiminden kaçırılması, vatandaşların mahremiyet hakları ve demokratik süreçler üzerinde ciddi soru işaretleri yaratıyor.