Günümüzdeki çoğu uygulamanın mimarisi, büyük ve merkezi bir sunucu etrafında şekillenir; bu durum web ve mobil uygulamalarda yaygın olarak görülür. Bu yapı, sunucuya kullanıcılar üzerinde tam kontrol yetkisi verir; verileriniz, hesaplarınız ve güvenliği sağlayan kriptografik anahtarlar sunucuya aittir. Bu "feodal" mimari, uygulamaların kullanıcıların ürettiği veriler üzerinde bir tür "kriptografik duvar" örmesine neden olur. Kullanıcılar bu kaleye "giriş yapar" ancak kale, istediği zaman kapılarını kapatabilir. RFC 9518'e göre, merkeziyetçilik, tek bir varlığın veya küçük bir grubun internet işlevlerini gözlemleyebilmesi, ele geçirebilmesi, kontrol edebilmesi veya bunlardan rant elde edebilmesi durumudur. Bu merkezi yapılar, güçlü ağ etkileri oluşturarak daha fazla merkeziyetçiliğe, rant elde etmeye ve rekabeti engellemeye yol açar; App Store gibi platformların geç aşamalarında görülen sorunlar bunun bir örneğidir.
Peki, bu merkeziyetçi yapıyı nasıl düzeltebiliriz? İlk adım, uygulamalar arasındaki boşluğu doldurmak olabilir. Buna "federasyon" denir. Federasyon mimarisinde kullanıcılar sunucularla, sunucular ise birbirleriyle iletişim kurarak farklı sunuculardaki kullanıcıların mesajlaşmasını sağlar. Bu sayede kullanıcılar, hangi "kalede" yaşamak istediklerini seçme özgürlüğüne sahip olurlar. E-posta, Mastodon ve Matrix gibi platformlar bu şekilde çalışır; farklı alan adlarında ve şirketlerde olsanız bile birbirinizle özgürce iletişim kurabilirsiniz. Federasyonun en büyük avantajı, mevcut altyapıları kullanarak kolayca uygulanabilmesidir; örneğin Mastodon sıradan bir Ruby on Rails uygulamasıdır.
Ancak federasyonun da bir dezavantajı vardır: Ölçek büyüdükçe, federasyon ağları oligopolilere dönüşme eğilimi gösterir. Ağlar zamanla merkeziyetçiliğe doğru kayar, boyut, güç ve zenginlik açısından üstel bir dağılıma ulaşır. Bu merkeziyetçilik kaçınılmazdır ve web'de, sosyal ağlarda, havayolu rotalarında, elektrik şebekelerinde, bankacılıkta ve hatta biyolojik sistemlerde bile gözlemlenir.
Dijital platformların mimarisi, kullanıcı verileri üzerindeki kontrolü ve internetin merkeziyetçilikten uzaklaşma çabalarını anlamak için kritik bir bakış açısı sunuyor.