Eski ABD Başkanı Donald Trump, Grönland'ın kontrolünü ele geçirme talebini yineleyerek, Nobel Barış Ödülü'nü almadığı için artık sadece barışı düşünmek zorunda hissetmediğini belirtti. Trump, ABD medyasına sızan bir mesajında, Norveç Başbakanı'na hitaben, ülkesini kendisine sekizden fazla savaşı durdurduğu için ödülü vermemekle suçladı. Mesajında, "Ülkeniz bana sekizden fazla savaşı durdurduğum için Nobel Barış Ödülü'nü vermemeye karar verdiğine göre, artık sadece Barış'ı düşünme yükümlülüğü hissetmiyorum, ama artık ABD için neyin iyi ve doğru olduğunu düşünebilirim" ifadelerini kullandı. Ayrıca, "Grönland üzerinde Tam ve Eksiksiz Kontrolümüz olmadıkça Dünya güvende değildir" dedi.
Trump, Grönland'ı ulusal güvenlik nedenleriyle ABD'nin ele geçirmesi gerektiği konusunda ısrarını artırdı. Kaynak açısından zengin ancak seyrek nüfuslu bu Arktik ada, füze saldırıları durumunda erken uyarı sistemleri ve bölgedeki gemileri izlemek için stratejik bir konuma sahip. Trump, ABD'nin Grönland'ı satın almasını istediğini defalarca dile getirdi ve hatta NATO güvenlik ittifakının bir üyesine karşı askeri güç kullanma olasılığını bile dışlamadı. Geçtiğimiz hafta sonu, Grönland'ın ele geçirilmesine karşı çıkan sekiz NATO müttefikine Şubat ayından itibaren %10 gümrük vergisi uygulayacağını ve Haziran ayına kadar bunu %25'e çıkarabileceğini söyledi.
Mesajında Danimarka'nın Grönland'ı Rusya veya Çin'den koruyamayacağını savunan Trump, "neden zaten bir 'mülkiyet hakkına' sahipler? Yazılı belge yok, sadece yüzlerce yıl önce bir tekne oraya indi" şeklinde sorguladı. İngiltere Başbakanı Sir Keir Starmer ise Grönland'ın gelecekteki statüsüyle ilgili herhangi bir kararın "yalnızca Grönland halkına ve Danimarka Krallığı'na ait olduğunu" belirterek, müttefiklere karşı gümrük vergisi kullanımını "yanlış" olarak nitelendirdi. Danimarka ve Grönland hükümetleri, NATO müttefikleriyle birlikte Arktik ve Kuzey Atlantik'te askeri varlığı ve tatbikat faaliyetlerini artırma kararı aldı.
Donald Trump'ın Grönland'ı ele geçirme konusundaki ısrarı ve bunu Nobel Barış Ödülü'ne bağlaması, uluslararası ilişkilerde gerilimi artırma potansiyeli taşıyor ve NATO müttefikleri arasında yeni bir anlaşmazlık konusu yaratıyor.