Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ABD özel kuvvetleri tarafından görevden alınmasını "hızlı ve kesin bir zafer" olarak kutladı. Trump, ikinci dönem başkanlığı öncesinde vaat ettiği gibi, Venezuela'yı kontrol altına alarak ülkenin petrol gelirlerini yöneteceğini ve bu operasyonun Amerikan can kaybı olmadan gerçekleştiğini vurguladı. Bu durumu jeopolitik bir başarı olarak gören Trump, Venezuela'nın karmaşık iç dinamiklerini ve yolsuzluk sorunlarını göz ardı etti.
Trump, ABD'nin Latin Amerika politikasının temelini oluşturan iki asırlık Monroe Doktrini'ni kendi adıyla "Donroe Doktrini" olarak yeniden adlandırdı. Bu yeni doktrin, Monroe'nun Batı Yarımküre'yi Amerika'nın ilgi alanı ilan eden mesajını "steroidlerle güçlendiriyor". Trump, "Yeni ulusal güvenlik stratejimiz kapsamında, Batı Yarımküre'de Amerikan egemenliği bir daha asla sorgulanmayacak," diyerek, özellikle Çin gibi rakiplerin Latin Amerika'dan uzak durması gerektiğini belirtti. "Donroe Doktrini" ayrıca ABD'nin "arka bahçesi" olarak gördüğü alanı kuzeyde Grönland'a kadar genişletiyor. Bu agresif dış politika, dünyayı "imparatorluklar çağına" geri itme riski taşıyor ve uluslararası ilişkilerde önemli gerilimlere yol açabilir.
Donald Trump'ın "Donroe Doktrini" ile ABD'nin Batı Yarımküre'deki egemenliğini yeniden tanımlaması, küresel güç dengelerini ve uluslararası ilişkileri kökten değiştirebilecek bir adımdır.