Yazar, bir parkta bulduğu "Fizzy Max III 60K Rechargeable Disposable Vape" adlı tek kullanımlık bir elektronik sigarayı incelediğinde şaşırtıcı bir teknolojiyle karşılaştı. Normalde atılması gereken bu cihazın üzerinde bir USB-C portu ve şarj edilebilir bir batarya bulunuyordu. Cihazı evine götürüp şarj ettiğinde, sadece batarya yüzdesini değil, aynı zamanda içindeki likit seviyesini de gösteren küçük bir ekranı olduğunu fark etti. Bu durum, tek kullanımlık bir ürün için oldukça gelişmiş bir donanım seviyesine işaret ediyordu. Yazar, 60.000 çekim sonrası atılması beklenen bir cihazda batarya, ekran ve mikroişlemci gibi bileşenlerin bulunmasının israf olduğunu düşündü, ancak cihazın geri dönüştürülmesi gerektiğini öğrendi.
Cihazın iç yapısı daha da şaşırtıcıydı. Üç adet buhar odasına yerleştirilmiş ısıtma pimleri, üç transistör tarafından kontrol ediliyordu. Bu pimler, likiti ısıtarak buhar oluşturuyordu. Cihazın ağızlığından çekim yapıldığını ise üç adet mikrofon algılıyordu. Bu mikrofonlar sayesinde, kullanıcının altı farklı pozisyonda çekim yapabildiği ve bu sayede altı farklı aroma kombinasyonu elde edilebildiği ortaya çıktı. Ayrıca, bataryanın şarjını kontrol eden küçük bir çip de mevcuttu. Cihazın kalbinde B0081S1 etiketli bir mikroişlemci bulunuyordu ve bu işlemcinin USB-C bağlantı noktasına bağlı olduğu görüldü.
Yazar, bu mikroişlemcinin küçük bir ARM cihazı olabileceğini umarak PyOCD gibi araçlarla iletişim kurmaya çalıştı ancak başarılı olamadı. Bu deneyim, basit görünen tek kullanımlık ürünlerin bile ne kadar karmaşık ve teknoloji dolu olabileceğini gözler önüne serdi. Geri dönüştürülmesi gereken bu cihazların içerdiği elektronik atık miktarı, çevresel etkileri açısından da düşündürücü bir tablo çiziyor.
Tek kullanımlık ürünlerin bile beklenenden çok daha fazla teknoloji barındırarak hem üretim maliyetlerini artırdığı hem de çevresel atık sorununu derinleştirdiği ortaya çıktı.