Makale, sanat tarihinde ve tasarım odaklı diğer alanlarda, sadelikten süslü ve detaylı stillere, ardından tekrar sadeliğe doğru bir geçiş döngüsünün sürekli tekrarlandığını inceliyor. Bu döngü, mimaride Romanesk'ten Gotik'e geçişle (Notre Dame'ın detayları) ve ardından Rönesans'ın (Pienza Katedrali) getirdiği sadelikle gözlemleniyor. Ancak bu sadelik de Barok ve Rokoko dönemlerinde (Catherine Sarayı) yerini aşırı süslemelere bırakıyor, ta ki Neoklasik dönemde (Thomas Jefferson Anıtı) tekrar sade çizgilere dönülene kadar. Bu döngü kusursuz olmasa da, sanatın teknik imkanlar ve tarihi bağlamla şekillendiği karmaşık bir süreçte belirgin bir desen oluşturuyor.
Bu döngü sadece mimariyle sınırlı değil; resim, fotoğrafçılık, heykel, edebiyat, tiyatro ve hatta moda gibi birçok alanda da karşımıza çıkıyor. Yazılım dünyası da bu döngüden nasibini alıyor. İlk metin düzenleyicilerden vi'nin görsel sadeliği, Microsoft Word gibi daha karmaşık ve özellik dolu arayüzlere evrildi. Ancak günümüzde iA Writer gibi minimalist metin düzenleyicilerle ve macOS'un 2001'deki ilk sürümlerinden (Mac OS X 10.0) günümüzdeki (macOS X 14.0) temiz arayüzlere dönüşüyle yazılımda da sadeliğe doğru bir geri dönüş yaşanıyor.
Makale, bu döngünün yazılımda da devam edeceğini öngörüyor. Mevcut minimalist trendin ardından, insanların zamanla aynı tasarım stillerinden sıkılmasıyla birlikte, gelecekte tekrar aşırı tasarımlı ve süslü yazılımların ortaya çıkması bekleniyor. Mimariye kıyasla daha kısa zaman çizelgelerine sahip olsa da, yazılım tasarımının da kendi "Rokoko" dönemini yaşayacağı ve bu döngünün kaçınılmaz olduğu vurgulanıyor.
Tasarım dünyasındaki sadelik ve süslülük arasındaki döngü, yazılım arayüzlerinin gelecekteki evrimini de şekillendirecek bir trendi işaret ediyor.