Pandemi döneminde ev otomasyonu hobisine başlayan yazar, açık kaynaklı ve son derece özelleştirilebilir bir platform olan Home Assistant ile tanışarak evini daha işlevsel hale getirdi. ADHD'si olan yazar için Home Assistant, takvim hatırlatıcıları, çamaşır hatırlatıcıları, zamanlayıcılar ve kamera izleme gibi konularda önemli bir araç haline geldi. Ancak yazarın asıl tutkusu, çocukluğundan beri hayran olduğu Star Trek evrenindeki LCARS bilgisayar kontrol sisteminin estetiğiydi. Home Assistant'ın sunduğu mevcut LCARS temaları yeterince tatmin edici olmadığından, kendi mükemmel Star Trek kontrol panelini yaratma arayışına girdi.
Yazar, hayalindeki LCARS arayüzünü oluşturmak için iki temel teknolojiye yöneldi: LVGL (Light and Versatile Graphics Library) ve ESPHome. LVGL, standart Home Assistant panellerinden çok daha özelleştirilebilir ve sofistike grafik arayüzleri geliştirmeye olanak tanırken, ESPHome ise ESP32 gibi Wi-Fi özellikli mikrodenetleyicileri basit bir işaretleme diliyle programlamayı ve bunları Home Assistant ile derinlemesine entegre etmeyi sağlıyor. Bu kombinasyon sayesinde yazar, oturma odasını USS Enterprise'ın köprüsüne dönüştüren, görsel olarak kusursuz ve işlevsel bir LCARS kontrol paneli tasarlayabildi.
Bu proje, sadece bir ev otomasyonu sistemi olmanın ötesine geçerek, yazarın kişisel tutkusunu teknolojiyle birleştirmesinin bir örneğini sunuyor. Hem pratik ihtiyaçlara cevap veren hem de estetik beklentileri karşılayan bu özel kontrol paneli, açık kaynak araçların ve biraz yaratıcılığın birleşimiyle nelerin başarılabileceğini gözler önüne seriyor. Yazar, bu sayede evindeki cihazları manuel olarak kontrol etme, hava durumu bilgilerini görüntüleme ve özel aydınlatma senaryolarını tetikleme gibi işlevleri, ikonik bir Star Trek arayüzü üzerinden gerçekleştirebiliyor.
Bu proje, kişisel bir tutkuyu modern ev otomasyonu teknolojileriyle birleştirerek, hem işlevsel hem de estetik açıdan benzersiz bir kullanıcı deneyimi yaratmanın mümkün olduğunu gösteriyor.