SETI@home projesi, 1999'dan 2020'ye kadar 21 yıl boyunca dünya genelindeki milyonlarca gönüllünün ev bilgisayarlarını kullanarak uzaylı yaşam formlarının izlerini aradığı, tarihin en popüler kitle kaynaklı araştırma projelerinden biri oldu. UC Berkeley bilim insanları tarafından yürütülen bu proje, gönüllülerin Arecibo Gözlemevi'nden gelen verileri analiz etmesiyle 12 milyar potansiyel sinyal tespit etti. Bu sinyaller, belirli bir frekansta ve gökyüzünün belirli bir noktasından gelen anlık enerji patlamaları olarak tanımlandı.
On yıl süren yoğun bir analiz sürecinin ardından, SETI@home ekibi bu 12 milyar tespiti önce yaklaşık bir milyon "aday" sinyale, ardından da daha yakından incelenmeye değer 100 sinyale indirmeyi başardı. Temmuz ayından bu yana, Çin'in Beş Yüz Metre Açıklıklı Küresel Teleskobu (FAST) bu 100 hedefe yönlendirilerek sinyallerin yeniden tespit edilip edilemeyeceği araştırılıyor. Proje eş kurucusu David Anderson, her ne kadar uzaylı bir sinyal bulmayı beklemediğini belirtse de, SETI@home'un sonuçları gelecekteki uzaylı arayışları için önemli dersler sunuyor ve mevcut arayışlardaki potansiyel kusurlara işaret ediyor.
Araştırmacılar, SETI@home gibi projelerin milyarlarca olası sinyal üreteceğini ve asıl zorluğun gürültü veya radyo parazitinden kaynaklanan sahte sinyalleri eleyen algoritmalar geliştirmek olduğunu vurguluyor. Radyo frekans paraziti (RFI) sadece uydulardan değil, radyo ve TV yayınlarından ve hatta mikrodalga fırınlardan bile gelebiliyor. Proje, belirli bir güç seviyesinin üzerindeki sinyalleri tespit etme konusunda yeni bir hassasiyet seviyesi belirlemiş olsa da, gelecekteki gökyüzü tarama projelerinin farklı yapması gereken birçok şey olduğunu da ortaya koydu.
SETI@home projesi, kitle kaynaklı bilimin potansiyelini gösterirken, uzaylı yaşam arayışlarının metodolojisi ve veri analizi süreçleri hakkında değerli dersler sunuyor.