1859'daki Carrington Olayı, Dünya'nın manyetik alanını etkileyen en şiddetli jeomanyetik fırtına olarak tarihe geçti ve adını İngiliz güneş astronomu Richard Carrington'dan aldı. Bu olay, telgraf hatlarında elektrik çarpmalarına ve yangınlara neden olurken, normalde sadece kutup bölgelerinde görülen auroraların Panama kadar güneyde bile gözlemlenmesine yol açtı. Carrington, olaydan bir gün önce, bir teleskop kullanarak Güneş'in görüntüsünü bir ekrana yansıtarak ilk güneş patlamasını gözlemlemiş ve bu patlama ile Dünya'ya ulaşan fırtına arasındaki doğrudan bağlantıyı kuran ilk kişi olmuştu. Bu keşif, "uzay hava durumu" biliminin doğuşuna öncülük etti ve Güneş'in muazzam gücünü daha önce kimsenin görmediği şekilde ortaya koydu.
Ancak, güneş fiziğine yaptığı bu büyük katkılara rağmen Carrington'ın pek tanınmamasının bir nedeni, adıyla birlikte anılacak bir yüzünün olmamasıydı. Araştırmacılar uzun süredir Carrington'ın bir fotoğrafını arıyordu, ancak hiçbir kayıt bulunamamıştı. Hatta internet aramalarında bile yanlış bir fotoğraf ortaya çıkıyordu. Sonunda, Londra'daki Royal Astronomical Society'den asistan arşivci Kate Bond'un dedektiflik çalışması sayesinde, Carrington'ın ölümünden 150 yıl sonra, ilk ve belki de tek bilinen fotoğrafı gün yüzüne çıkarıldı. Bu keşif, bilim dünyası için önemli bir boşluğu doldurarak, uzay hava durumu biliminin temellerini atan bu önemli figürün görsel bir kaydını sağlamış oldu.
Uzay hava durumu biliminin kurucusu olarak kabul edilen Richard Carrington'ın uzun süredir kayıp olan portresinin bulunması, bilim tarihindeki önemli bir boşluğu dolduruyor ve onun mirasını somutlaştırıyor.