Federal Rezerv Başkanı Jerome Powell, Adalet Bakanlığı'nın (DOJ) merkez bankasına celp gönderdiğini ve kendisini suç duyurusuyla tehdit ettiğini duyurdu. Bu gelişme, eski Başkan Donald Trump yönetiminin Fed'in bağımsızlığına yönelik "benzeri görülmemiş" bir tırmanışı temsil ediyor. Tehditlerin görünürdeki nedeni, Powell'ın Fed'in 2,5 milyar dolarlık iki ofis binasının yenilenmesiyle ilgili Senato Bankacılık Komitesi önündeki ifadesi olsa da, asıl meselenin Trump'ın Fed'den faiz oranlarını daha keskin bir şekilde düşürme talebi ve merkez bankasının bağımsız para politikası duruşu olduğu belirtiliyor.
Powell, bu tehditleri Fed'in faiz oranlarını belirleme bağımsızlığını baltalamaya yönelik basit "bahaneler" olarak nitelendirdi. Yaptığı video açıklamasında, "Suç duyurusu tehdidi, Federal Rezerv'in faiz oranlarını Başkan'ın tercihlerini takip etmek yerine, kamu yararına en iyi hizmet edecek şekilde belirlemesinin bir sonucudur," ifadelerini kullandı. Powell, bunun Fed'in faiz oranlarını kanıtlara ve ekonomik koşullara dayanarak belirlemeye devam edip edemeyeceği ya da para politikasının siyasi baskı veya yıldırma yoluyla yönlendirilip yönlendirilemeyeceği ile ilgili temel bir mesele olduğunu vurguladı. Bu sert duruş, Fed'in Trump'ın eleştirilerine karşı bugüne kadarki daha ölçülü yaklaşımından keskin bir sapmayı işaret ediyor.
Bu yeniden alevlenen mücadele, finans piyasalarını Pazartesi günü sarsabilir ve zamanla ipotek ve diğer krediler için borçlanma maliyetlerini artırabilir. Fed, daha önce iklim değişikliğinin bankacılık sistemi üzerindeki etkisini değerlendirme gibi yönetimin karşı çıktığı bazı politikaları geri çekerek yönetimi yatıştırmaya çalışmıştı. Ancak bu son saldırılar ve Powell'ın tam destekli savunması, Trump ile 2017'de atadığı başkan arasındaki durgunlaşmış gibi görünen savaşı yeniden canlandırıyor.
ABD'nin merkez bankasının bağımsızlığına yönelik bu doğrudan siyasi müdahale, ekonomik istikrar ve demokratik kurumların işleyişi açısından ciddi sonuçlar doğurabilir.