Ana Sayfa

Ofise Dönüş Zorunluluğu: Verimlilik Düşüşü ve Çalışan Memnuniyetsizliği

1 dk okuma

Yazar, ilk ofis deneyimlerini anlatarak, özellikle stajyerlik dönemlerinde ofis ortamının verimsizliğini ve dikkat dağıtıcı unsurlarla dolu olduğunu vurguluyor. Günde sadece birkaç saat anlamsız işler yapıp kalan zamanı oyalanarak geçirdiğini, hatta uyuklama teknikleri geliştirdiğini belirtiyor. İkinci ofis işinde de dedikodu, öğle yemeği optimizasyonu ve flört uygulamalarıyla meşgul olduğunu, asıl işini (PowerPoint sunumları ve elektronik tablo düzenlemeleri) ise akşamları ve hafta sonları yaptığını ifade ediyor. Ofis ortamındaki dikkat dağınıklığı, gereksiz toplantılar ve kişisel ihtiyaçlarını (atıştırma gibi) karşılayamama gibi faktörlerin odaklanmasını engellediğini, bu nedenle ofis işlerinden mümkün olduğunca kaçınmaya yemin ettiğini dile getiriyor.

Pandemi döneminde ofislerin boş kalmasıyla birlikte, birçok kişi ofislerin tarihe karışıp karışmadığını sorgulamıştı. Ancak son iki yılda, şirketler çalışanlarını ofise geri çağırmaya başladı. Kanada'daki büyük bankalar ve ABD'deki Amazon, AT&T, Goldman Sachs gibi dev şirketler, çalışanlarından haftada dört güne kadar ofise gelmelerini talep eden RTO (Return-to-Office) zorunlulukları getirdi. Ontario kamu çalışanları da bu ay tam zamanlı olarak ofise dönmek zorunda kalacaklar. Bu zorunluluklar, uzaktan çalışma esnekliğine alışan çalışanlar arasında büyük bir memnuniyetsizliğe yol açtı.

Çalışanlar RTO zorunluluklarına neredeyse evrensel olarak karşı çıkıyor. Pittsburgh Üniversitesi'nin 2024 tarihli bir araştırması, bu tür zorunlulukları uygulayan şirketlerin yüzde 99'unda çalışan memnuniyetinde düşüş yaşandığını ortaya koydu. Sorunun bir kısmı, pandemide kaçınılan işe gidiş geliş sürelerinin geri dönmesi, hatta konut maliyetlerindeki artış nedeniyle şehir dışına taşınan birçok kişi için bu sürelerin daha da uzaması. Ayrıca, sayısız rapor, RTO kurallarının özellikle kadınlar üzerinde olumsuz etkileri olduğunu belgeliyor; zira uygun fiyatlı veya erişilebilir kreşlerin olmadığı yerlerde, çocuk bakımı yükü genellikle kadınların omuzlarına biniyor. Bu durum, ofise dönüşün sadece verimlilik değil, aynı zamanda sosyal eşitlik açısından da önemli sorunlar yarattığını gösteriyor.

İçgörü

Ofise dönüş zorunlulukları, çalışan memnuniyetini düşürürken verimliliği artırmak yerine sosyal eşitsizlikleri derinleştiriyor ve iş yapış biçimlerimizi temelden sorgulatıyor.

Kaynak