NTSB Miami'deki Boeing 767 pistten çıkma kazası raporunu yayımladı
Öne çıkanlar
- Pilotlardan birinin uçağın aşırı hızlı olduğuna yönelik art arda yaptığı uyarılara tutarlı bir yanıt verilmedi.
- Teker koyduktan sonra pas geçme girişiminde bulunuldu ancak motorlar hemen ardından tekrar rölantiye alındı.
- FDR verilerine göre uçakta hava frenleri ve ters itiş sistemleri iniş boyunca devreye girmedi.
ABD Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu (NTSB), 6 Eylül 2026 tarihinde Miami Uluslararası Havalimanı'nda gerçekleşen 21 Air şirketine ait Boeing 767-33A kargo uçağının pistten çıkma kazasına dair ilk bulguları 9 Eylül 2026 tarihinde paylaştı. Enkaz alanından çıkarılan kokpit ses kayıt cihazı (CVR) ve uçuş veri kayıt cihazı (FDR), Washington'daki laboratuvarda başarılı şekilde okundu. CVR cihazından iki saatin üzerinde yüksek kaliteli ses kaydı alınırken, FDR cihazından 400'ün üzerinde parametreyi içeren 54 saatlik veri elde edildi.
Kokpit kayıtlarına göre, iniş yaklaşması sırasında pilotlardan biri uçağın aşırı hızlı olduğunu belirterek defalarca uyarı yaptı ancak bu uyarılara tutarlı bir sözel yanıt verilmedi. Yaklaşma boyunca uçuş güvenliği sistemleri birden fazla kez alçalma hızı ve arazi yakınlığı uyarıları üretti. Otopilotun devreden çıkmasının ardından uçak teker koyduktan kısa bir süre sonra kokpitte pas geçme kararı alındı ve motor itiş gücü artırıldı.
Uçuş verileri, burun ve sağ ana iniş takımlarının 158 knot yer süratiyle yere temas ettiğini ve frenlerin uygulandığını gösterdi. Pas geçme girişimi sırasında frenler bırakılıp gaz kolları ileri itildi, ancak dört saniye sonra gaz kolları tekrar rölantiye çekilerek yeniden fren yapıldı. Veri analizinde, uçağın pist dışına çıktığı anlarda hava frenlerinin ve motor ters itiş sistemlerinin açıldığına dair hiçbir kayıt bulunamadı.
Bu özet yapay zekâ ile hazırlanmıştır; ayrıntılar ve doğrulama için orijinal kaynağa başvurun.