İnsan beyninin karmaşık yapısı, milyarlarca nöronun saniyede binlerce kez sinyal alışverişi yaparak algı, düşünce, duygu ve davranışları oluşturduğu inancıyla yüzyılı aşkın süredir nörobilimin odak noktası olmuştur. Geleneksel olarak, beynin işleyişini anlamak için nöronların incelenmesi yeterli görülmekteydi. Ancak 2025 yılında Science dergisinde yayımlanan üç makaleden oluşan yeni bir çalışma serisi, bu dar bakış açısının beynin gerçek işleyişini kavramak için yetersiz olduğunu gösteriyor. Fareler, zebra balıkları ve meyve sinekleri üzerinde yapılan deneyler, daha önce nöronlara sadece destek sağladığı düşünülen büyük beyin hücreleri olan astrositlerin aslında beynin süpervizörleri olduğunu ortaya koyuyor.
Astrositler, birçok beyin bölgesinde nöronlardan daha fazla sayıda bulunmakta ve yüz binlerce, hatta milyonlarca sinapsı (nöronların moleküler sinyaller alışverişi yaptığı bağlantı noktaları) sarabilen karmaşık ve çeşitli şekillere sahiptir. Bu anatomik düzenleme, astrositleri bilgi akışını etkilemek için mükemmel bir konuma getirir. Yeni çalışmalar, astrositlerin sinaptik konuşmaları nasıl düzenlediğini açıklayarak, onların beyin üzerindeki etkisini göz ardı etmeyi imkansız hale getiriyor. Astrositler, nöronların hızlı sinyalizasyonuna katılmak yerine, daha üst düzey ağ aktivitesini izleyip ayarlayarak beynin genel durumunu veya ruh halini (örneğin uyanıklık, kaygı veya apati seviyemizi) kontrol ediyor. Bu "nöromodülasyon" işlevi, beynin aktivite seviyesini fonksiyonel bir aralıkta tutmak, aşırı aktiviteyi veya tamamen durmayı önlemek için hayati önem taşıyor. Marc Freeman'ın da belirttiği gibi, sadece nöronlar arasındaki bağlantıları anlamak, beynin nasıl çalıştığını tam olarak açıklamak için yeterli değil; astrositler, nöronal bağlantılarda sıfır değişiklik olmadan bile nöronların ateşleme düzenlerinde dramatik değişikliklere yol açabilir.
Beyin fonksiyonlarının sadece nöronlar tarafından yönetildiği inancını yıkarak, astrositlerin beynin genel durumunu ve ruh halini kontrol eden anahtar düzenleyiciler olduğunu ortaya koyuyor.