Netflix CEO'su Ted Sarandos, Salı günü Senato alt komitesinde Warner Bros Discovery'nin önemli bir kısmını satın alma girişimiyle ilgili ifade verirken, kendini bir kongre kültürü savaşının ortasında buldu. Oturum, birleşmenin tüketiciler için maliyetleri artırabileceği, sinema deneyimlerini sınırlayabileceği veya eğlence sektörü iş piyasasını daraltabileceği gibi geleneksel antitröst endişelerini ele alsa da, büyük bir kısmı Netflix'in iddia edilen "woke" programlarına, özellikle de trans karakterleri içeren içeriklere odaklandı. Cumhuriyetçi senatörler, Netflix'i "dünya tarihinin en woke içeriğini" yaratmakla suçladı ve şirketin çocuklara yönelik içeriklerinde "transgender ideolojisini" teşvik ettiğini iddia etti.
Senatör Eric Schmitt, Netflix'in potansiyel bir içerik tekeli oluşturmasının yanı sıra "dünya tarihinin en woke içeriğini" yarattığını belirtti. Senatör Josh Hawley ise Netflix'in çocuklara yönelik içeriklerinin "neredeyse yarısının" transseksüel ideolojisini desteklediğini öne sürdü. Sarandos, bu iddiaların kaynağını bilmediğini ve Netflix'in "hiçbir siyasi gündemi olmadığını" savundu. Fransız filmi Cuties gibi yapımlar, aşırı cinselleştirilmiş çocuk içeriği örneği olarak gösterildi, ancak Sarandos filmin yetişkinlere yönelik olduğunu belirtti. Netflix, Paramount Skydance'in de rekabetçi bir teklifiyle karşı karşıya ve Cumhuriyetçiler Netflix'in bu yarıştan çekilmesini istiyor.
Bu olay, büyük medya şirketlerinin iş stratejilerinin ve içerik politikalarının siyasi ve kültürel tartışmalarla nasıl iç içe geçtiğini gözler önüne seriyor.