NASA, 2025 yılının küresel sıcaklık rekorlarına yakın seyrettiğini açıklayan yıllık raporunu yayımladı. Ancak, eski ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin iklim değişikliğini inkar etme politikaları doğrultusunda, raporda "iklim değişikliği" ifadesine yer verilmedi. Bu durum, önceki Joe Biden yönetimi döneminde yapılan ve küresel ısınmanın insan faaliyetlerinden kaynaklandığını açıkça belirten iletişimden keskin bir ayrılığı temsil ediyor. Biden dönemindeki raporlar, NASA yetkililerinden alıntılar, grafikler ve videolar içerirken, mevcut rapor sadece birkaç temel rakamı içeren kısa bir metinden ibaret kaldı.
NASA'ya göre, 2025 yılı Dünya'nın küresel yüzey sıcaklığı açısından 2023'ten biraz daha sıcaktı ve 2024'ten sonra kayıtlardaki en sıcak ikinci yıl olarak kabul edildi. Diğer küresel ajanslar, örneğin Avrupa Birliği'nin Copernicus İklim Değişikliği Servisi ve ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi, farklı metodolojiler kullanarak 2025'i en sıcak üçüncü yıl olarak sıraladı. Pennsylvania Üniversitesi'nden iklim bilimci Michael Mann, bu durumu ABD hükümetinin Trump ve Cumhuriyetçi yönetim altında bir petrodevlete dönüşmesi ve kurumların iklim inkarcısı gündemiyle çelişen bulguları gizleme çabası olarak yorumladı.
NASA'nın analizi, dünya genelindeki 25.000'den fazla meteoroloji istasyonu, gemi ve şamandıra tabanlı deniz yüzeyi sıcaklığı ölçüm cihazları ve Antarktika araştırma istasyonlarından elde edilen verilere dayanıyor. Ajans, ortalama sıcaklıkların 1951-1980 ortalamasının 1.19 santigrat derece üzerinde olduğunu tespit etti. Veriler, sıcaklık istasyonlarının değişen dağılımları ve kentsel ısıtma etkileri gibi sonuçları çarpıtabilecek faktörler için düzeltilerek analiz edildi. NASA, konuyla ilgili AFP'nin yorum talebine hemen yanıt vermedi.
Bilimsel verilerin siyasi gündemler doğrultusunda manipüle edilmesi veya sansürlenmesi, kamuoyunun iklim krizi hakkındaki doğru bilgiye erişimini engelliyor.