Mısır hiyeroglifleri, antik Mısırlılar tarafından geliştirilmiş, oldukça esnek bir yazı sistemiydi. Bu sistem, hem sütunlar hem de satırlar halinde düzenlenebilir ve yazılış yönüne bağlı olarak soldan sağa veya sağdan sola okunabilirdi. Bu esneklik, yazının sanatla zahmetsizce bütünleşmesini sağlayarak sanat ve yazı arasındaki sınırı ortadan kaldırmıştır. Hiyeroglifleri doğru yönde okumak başlangıçta zorlayıcı görünse de, basit bir ipucu vardır: yüzü olan bir hiyeroglif bulun ve ona doğru okuyun. Eğer figür sola bakıyorsa soldan, sağa bakıyorsa sağdan okumaya başlayın. Üst üste yığılmış hiyerogliflerde ise her zaman üstteki işaret alttakinden önce okunur. Ayrıca, Mısır yazı sisteminin bir diğer özelliği de "grup yazımı"dır; hiyeroglifler yan yana dizilmek yerine, boş alanı azaltacak şekilde düzenlenir, uzun işaretler tek başına dururken küçük işaretler üst üste yığılır.
Transliterasyon, bir yazı sistemini diğerine dönüştürme yöntemidir. Hiyeroglif alfabesindeki işaretlere "uniliteral" denir çünkü bunlar tek bir ünsüzü temsil eder. Antik Mısır dili ayrıca sırasıyla iki ve üç ünsüzü temsil eden "biliteral" ve "triliteral" işaretleri de içerir. Alfabeyi ezberlemek, metinlerde sıkça geçmeleri ve Mısırbilimcilerin sözlükleri bu sıraya göre düzenlemesi nedeniyle oldukça faydalıdır. Bir kelimenin anlamından emin olmasanız bile, transliterasyonunu biliyorsanız, alfabeyi bilmek doğru kelimeyi bulmanıza yardımcı olacaktır. Bu alfabede herhangi bir sesli harf bulunmadığı dikkat çekicidir; sesli harfler dilde mevcut olsa da, hiyeroglif yazısı bunları atlamıştır, bu da telaffuz konusunda zorluklara yol açar.
Antik Mısır yazısının karmaşık yapısını ve okuma prensiplerini anlamak, bu kadim medeniyetin kültürel ve sanatsal mirasını çözmek için temel bir adımdır.