Yazar, bitmek bilmeyen fikir ve proje listesine karşı sınırlı yaşam süresi arasındaki çelişkiyi ele alıyor. İnsan doğasının getirdiği özgürlük, para, güç, tatmin gibi arzuların sürekli yeni hedefler doğurduğunu ve bu durumun "yapılacaklar" listesini sonsuz bir döngüye soktuğunu belirtiyor. Bu durumun yarattığı umutsuzluk ve "doğmamış hayaller" için duyulan yas, yazarın bu döngüden çıkış arayışını tetikliyor. Geleneksel kişisel gelişim yaklaşımlarına (Taoizm, Zen, Stoacılık) karşı bir "alerjisi" olduğunu ifade ederek, kendi çözümünü "metaproject" kavramında bulduğunu açıklıyor.
Metaproject, birçok farklı "kaşıntıyı" aynı anda gideren tek bir "kaşıntı" olarak tanımlanıyor. Yazar, çoğu insanın büyük projeleri tek başına yürütmek için yeterli kaynağa sahip olmadığını ve bu tür "yıpratma savaşlarının" başarısızlıkla sonuçlandığını vurguluyor. Bunun yerine, sinek ısırıklarını tek tek kaşımak yerine, bir "sinek ağı" kurarak sorunun kökenine inmeyi öneriyor. Bu "sinek ağı" metaforu, metaprojelerin birçok küçük sorunu bir araya getirerek daha büyük ve kapsayıcı bir çözüm sunmasını temsil ediyor.
Metaprojeler zamanla birleşerek karmaşık bir "sinek savar halısı" oluşturur. Bu süreçte, birey farklı "kaşıntıları" tanımlamak ve ayırt etmek için yeni bir dil geliştirir. Makaleye göre, nihai metaproje aslında kişinin kendisi ve olmayı seçtiği kişidir. Bu süreç, dışarıdan bakıldığında bir işletim sistemi inşa etmek veya yeni bir dil öğrenmek gibi görünse de, aslında kişinin kendi otobiyografisini kanıyla yazması, yani kendini dönüştürmesi anlamına gelir.
Bu makale, kişisel hedeflere ve projelere yaklaşımda geleneksel yöntemlerin ötesine geçerek, bireyin birden fazla arzusunu tek bir kapsayıcı çerçevede birleştirmesine olanak tanıyan "metaproject" kavramını sunuyor.