Bir araştırmacı, eski yarı iletken öncesi manyetik çekirdek bellek teknolojisini kullanarak oldukça sıra dışı bir USB sürücü geliştirdi. Akşam yemeği tabağı büyüklüğünde olmasına rağmen, bu sürücü sadece 128 bayt veri depolayabiliyor. Bu inanılmaz derecede düşük veri yoğunluğu, entegre devrelerden önce kullanılan ve günümüz standartlarına göre ilkel kabul edilen manyetik çekirdek bellek teknolojisinin kullanılmasından kaynaklanıyor. Cihazın bir diğer önemli dezavantajı ise, verinin okunması sırasında silinmesidir; yani, verinin kalıcılığını sağlamak için her okuma işleminden sonra yeniden yazılması gerekiyor. Bu pratik olmayan ve tuhaf cihaz, X'te @dyd_Nao adlı uzay bilimi araştırmacısı tarafından oluşturulmuş olsa da, gösterilen çaba takdire şayandır.
Japon teknoloji meraklısı, bu eski bellek teknolojisini modern entegre devreler ve arayüzlerle birleştirerek bu ilginç USB sürücüyü ortaya çıkardı. Merkezi manyetik çekirdeğin etrafında sürücü çipleri, algılama yükselteçleri (sense amplifiers), LED'ler gibi modern bileşenler bulunuyor. USB işlevselliği ise bir Raspberry Pi Pico tarafından sağlanıyor ve Pico aynı zamanda yeniden yazma döngüsünü de yönetiyor. Projenin amacı daha çok "yapabilir miyim?" sorusuna yanıt aramak olduğundan, 128 baytlık bu devasa USB sürücünün pratik bir kullanım alanı bulunmuyor. Hatta, eski bir Twitter gönderisinin tam metnini bile depolamaya yetmiyor. Manyetik çekirdek belleğin radyasyona karşı iyi bir dirence sahip olduğu belirtilse de, destekleyici diğer bileşenlerin durumu belirsizliğini koruyor.
Manyetik çekirdek bellek, 1970'lerde yarı iletken DRAM'in ortaya çıkmasından önce RAM olarak kullanılıyordu. Verileri, tellerle sarılmış minik demir halkalar üzerinde depolayan bu teknoloji, entegre devrelerden önceye dayanır ve 1955'ten 70'lerin başına kadar bir RAM standardıydı. Intel, 1970'lerin sonlarında 1103 DRAM IC'leri ile yarı iletken DRAM'e öncülük ederek daha ucuz, hızlı ve yoğun bilgisayar bellek teknolojisini ticari olarak tanıttı. Manyetik çekirdek bellek, kalıcı (non-volatile) bir RAM teknolojisi olmasına rağmen, yüksek maliyeti, düşük yoğunluğu ve bazen elle örülen yapısı nedeniyle ölçeklenebilirlik eksikliği gibi birçok dezavantaja sahipti.
Bu proje, eski teknolojilerin modern bağlamda nasıl yeniden keşfedilebileceğini ve mühendislik merakının sınırlarını gösteriyor.