MacKenzie Scott, Amazon hisselerinin %75'ini yedi yıldan kısa sürede elden çıkararak 26 milyar doları aşkın bir meblağı 2.500'den fazla kuruluşa dağıtmasıyla tarihin en hızlı bağışçısı olarak anılıyor. Forbes gibi yayınlar onu "tarihin en büyük bağışçısı" olarak yüceltse de, makale bu hızlı ve denetimsiz bağış yönteminin ciddi olumsuz sonuçlar doğurduğunu savunuyor. Scott'ın yaklaşımı, kurumlarla önceden ilişki kurmadan, ihtiyaçları değerlendirmeden veya bağışların etkilerini takip etmeden, sadece e-posta yoluyla büyük miktarda paranın gönderilmesi şeklinde gerçekleşiyor. Bu durum, "denetimsiz hızın hayırseverlik değil, erdem kılığına girmiş bir ihmal" olduğu eleştirisini beraberinde getiriyor.
Makale, bu denetimsiz bağışların yol açtığı sorunlara örnek olarak Whittier College vakasını gösteriyor. Scott'ın bu küçük koleje yaptığı 12 milyon dolarlık bağışın, okulun yönetimini bozduğu, başkanın oğlunu yüksek maaşlı bir pozisyona atamasına neden olduğu, öğrenci kayıtlarının düştüğü ve 10 milyon dolarlık bir bütçe açığıyla sonuçlandığı belirtiliyor. Yazar, Warren Buffett gibi bağışçıların yıllara yayılan ilişkiler kurarak, kurumların ne yaptığını anlayarak ve sonuçları takip ederek daha etkili bir yol izlediğini vurguluyor. Scott'ın "püskürt ve dua et" (spray and pray) yaklaşımının, yardım etmek yerine kaos yarattığı ve kâr amacı gütmeyen kuruluşları bozduğu iddia ediliyor.
Büyük ölçekli hayırseverliğin denetim ve hesap verebilirlik olmadan yapıldığında olumlu sonuçlar yerine ciddi olumsuzluklara yol açabileceğini gösteriyor.