Gökbilimciler, evrenin uzak köşelerini gözlemlemek için Şili'deki Atacama Çölü veya Hawaii'deki Mauna Kea gibi izole yerleri tercih etse de, Dünya'nın atmosferi ve iyonosferi elektromanyetik spektrumun birçok bölümünü engelliyor. Ayrıca, en ücra çöllerde bile dünyevi elektronik parazit tamamen ortadan kalkmıyor. Bu kısıtlamalar, evrenin en erken dönemleri olan 'Kozmik Karanlık Çağlar'ı incelemeyi zorlaştırıyor. Bu soruna çözüm olarak, radyo teleskobunu Ay'a, özellikle de uzak yüzüne yerleştirme fikri ortaya çıktı.
Bu fikrin en önemli savunucularından biri, astrofizikçi Jack Burns oldu. 1979'da Yeni Meksika'daki Çok Büyük Dizi (VLA) ile çalışırken, Ay'da bir teleskop kurma fikrine başlangıçta şüpheyle yaklaşsa da, 1984'ten itibaren bu alanda araştırmalar yaparak ve konferanslarda konuşarak görüşünü değiştirdi. Kırk yıldır süregelen bu azimli çabanın sonucunda, Burns'ün bilimsel araştırmacısı olduğu LuSEE-Night (Lunar Surface Electromagnetics Experiment–Night) adlı radyo teleskobu projesi hayata geçiyor.
LuSEE-Night, önümüzdeki yılın başlarında bir SpaceX roketiyle fırlatılacak ve Firefly Aerospace tarafından inşa edilen Blue Ghost Mission 2 adlı robotik uzay aracıyla Ay'ın uzak yüzüne taşınacak. Ay'ın uzak yüzü, Dünya'dan gelen radyo parazitinden tamamen izole olduğu için, teleskop daha önce görülmemiş kozmik olayları gözlemleyebilecek ve evrenin oluşumuna dair derin sırları çözmeye yardımcı olacak. Bu proje, insanlığın evreni anlama yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olmayı hedefliyor.
Ay'ın uzak yüzüne yerleştirilecek bu radyo teleskobu, Dünya'dan görülemeyen kozmik olayları ve evrenin en erken dönemlerini inceleyerek evrenin oluşumuna dair temel sorulara yanıt arayacak.