Londra Metrosu, dünyanın en eski yeraltı ağlarından biri olması nedeniyle uzun yıllardır mobil telefon kapsama sorunlarıyla boğuşuyordu. Geleneksel olarak her mobil operatörün kendi ekipmanını her istasyona kurması gerekiyordu, ancak Londra'nın dar ve eski istasyonlarında bu kadar alana sahip olmak imkansızdı. Bu durum, hem yüksek maliyetler hem de fiziksel alan yetersizliği nedeniyle yeraltında kesintisiz mobil iletişimi sağlamayı büyük bir zorluk haline getiriyordu. Ancak, radyo ekipmanlarının küçülmesi ve daha akıllı hale gelmesiyle birlikte, bu soruna yenilikçi bir çözüm bulundu.
2021 yılında Boldyn Networks (o zamanki adıyla BAI Communications), mobil operatörlere kiralanabilecek "tarafsız bir ağ" kurmak üzere Transport for London (TfL) ile 20 yıllık bir anlaşma imzaladı. Bu proje, TfL'ye herhangi bir maliyet getirmeden hayata geçiriliyor ve sadece yolcular için telefon kapsama alanı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda hükümetin Acil Durum Hizmetleri Ağı'nın da bir parçası oluyor. Gelecekte ise personel radyolarının yerini alması bekleniyor. Aslında, projenin en büyük kısmı acil durum ve personel iletişim ağlarının modernizasyonunu kapsıyor; yolculara yönelik hizmet bu büyük altyapının sadece küçük bir parçası.
Son dört yıldır tünellere ve istasyonlara yüzlerce mil kablo döşenirken, özel odalar bilgisayar rafları, klimalar ve ilgili ekipmanlarla dolduruldu. Eski metro istasyonlarının zorlu endüstriyel ortamı, dar ve kavisli alanlarda çalışmak, ekipman için yer bulmak ve onayları almak gibi nedenlerle bazı gecikmeler yaşansa da, projenin yarısı tamamlandı. İlk yarısı dört yıl sürse de, kazanılan deneyim ve zaten kurulan ekipman sayesinde kalan kısmın sadece bir yılda tamamlanması bekleniyor. Bu sayede, Londra Metrosu nihayet modern iletişim çağının gerekliliklerini yerine getiriyor.
Londra Metrosu'nun eski altyapısına rağmen modern iletişim teknolojilerini entegre etme başarısı, benzer zorluklarla karşılaşan diğer şehirler için bir model oluşturuyor.