Yazar, büyük dil modelleri (LLM) konusunda bir "üretkenlik şüphecisi" olduğunu belirtiyor. LLM'leri web aramaları, dokümantasyon veya algoritma araştırması gibi belirli görevlerde ve sınırlı kodlama kapasitesinde faydalı buluyor. Ancak, "prompt-driven development" veya "agentic coding" yaklaşımlarıyla geliştirme yapma deneyiminin kendisi için oldukça hayal kırıklığı yarattığını vurguluyor. Bu tür bir geliştirmenin, küçük kod değişiklikleri için bile yoğun bir "bebek bakımı" gerektirdiğini, yavaş ilerlediğini ve çoğu zaman hatalı sonuçlar verdiğini, bu süreçte kendisini daha aptal hissettiğini belirtiyor.
Yazar, başkalarının bu tür kodlama yöntemlerini kullanmasına karşı olmadığını, hatta deneyimli olmayan geliştiricilerin daha önce yapamayacakları şeyleri yaratmalarına olanak tanıdığını kabul ediyor. Ancak, LLM'lerin "maksimalist" savunucularının bu durumla yetinmediğini, "gelecek bu", "geride kalacaksınız" gibi iddialarla ortaya çıktıklarını belirtiyor. Bu savunuculuğun kaçınılmaz olarak, kıdemli geliştiricilerin değişimden korktuğu veya alakasız kalmaktan çekindiği yönünde karakter değerlendirmelerine dönüştüğünü ifade ediyor. Yazar, aslında "agentic coding" fikrini sevdiğini, çünkü uygulama aşamasının genellikle yaratmak istediği şeylere engel olduğunu düşünüyor. Bu yüzden yaşadığı hayal kırıklığının büyük olduğunu dile getiriyor.
Bu durum, yazarın "maksimalistlerin" neden bu kadar ısrarcı ve düşmanca olduğunu sorgulamasına yol açıyor. Kendi karakter değerlendirmesini geliştirerek, bu durumun bir yansıtma olduğunu ve maksimalistlerin misyonerliğinin kendi güvensizliklerinden kaynaklandığını öne sürüyor. Onların, "agentic coding"in kendilerinden daha iyi olduğunu fark etmeleri ve başarılı geliştiricilerin onsuz daha üretken olduğunu görmeleri karşısında, asıl güvensiz olanın kendileri olduğu düşüncesini yansıttıklarını iddia ediyor. Yazar, kendisinin de yanılmış olabileceğini kabul etmeye açık olduğunu belirtirken, LLM savunucularına da bilgisayar programlamada o kadar iyi olmayabileceklerini kabul etmeye istekli olup olmadıklarını soruyor.
Yapay zeka tabanlı geliştirme araçlarının benimsenme sürecindeki psikolojik dinamikleri ve bu alandaki aşırı iddiaların altında yatan olası güvensizlikleri ele alıyor.