1970'te Çevre Koruma Ajansı (EPA) kurulmadan önce, Amerikalılar endüstriyel kaynaklardan, boyalardan, su borularından ve özellikle araç egzoz emisyonlarından yayılan kurşunla dolu bir çevrede yaşıyordu. Çocuklarda gelişimsel eksikliklerle ilişkilendirilen tehlikeli bir nörotoksin olan çevresel kurşun seviyeleri, o zamandan beri önemli ölçüde azaldı ve buna bağlı olarak insan maruziyeti de düştü. Bunun kanıtı ise saçlarımızda saklı. Utah Üniversitesi bilim insanları tarafından yapılan saç örnekleri analizi, 1916'dan bu yana kurşun seviyelerinde çarpıcı düşüşler olduğunu ortaya koydu. Demograf Ken Smith, EPA düzenlemelerinden önce kurşun seviyelerinin, düzenlemelerden sonraki seviyelere göre yaklaşık 100 kat daha yüksek olduğunu belirtti.
PNAS dergisinde yayımlanan bulgular, çevre düzenlemelerinin halk sağlığını korumadaki hayati rolünü vurguluyor. Çalışma, Trump yönetiminin çevresel korumaları hafifletme çabalarıyla kurşun kurallarının zayıflatılmakta olduğuna dikkat çekiyor. Jeoloji ve biyoloji profesörü Thure Cerling, tarihin derslerini unutmamamız gerektiğini ve bu düzenlemelerin çok önemli olduğunu ifade etti. Kurşun, cıva ve arsenik gibi, canlı dokularda biriken ve düşük seviyelerde bile toksik olan ağır metallerin en ağırı olmasına rağmen, boru yapımında, boyalarda dayanıklılığı artırmada ve otomobil motorlarında "vuruntuyu" önlemede faydalı özelliklere sahipti.
1970'lere gelindiğinde, kurşunun toksisitesi kanıtlandı ve EPA düzenlemeleri, onu boyalardan, borulardan, benzinden ve diğer tüketici ürünlerinden aşamalı olarak kaldırmaya başladı. Bu adımların insanlardaki kurşun maruziyetini azaltmaya yardımcı olup olmadığını belgelemek için, Smith, jeolog Diego Fernandez ve Cerling ile bir araya geldi. Araştırmacılar, daha önceki bir çalışmaya katılan Utahlılardan hem güncel hem de gençlik dönemlerine ait saç örnekleri talep ederek, yüzyılı aşkın bir süreyi kapsayan veri setleri elde etti. Bu yöntem, çevre politikalarının insan sağlığı üzerindeki somut etkilerini gözler önüne serdi.
Çevre düzenlemelerinin uygulanması, insan sağlığı üzerindeki zararlı etkileri kanıtlanmış toksik maddelerin maruziyetini azaltmada hayati bir rol oynamıştır.