Küresel ticaret dengesizliği yeni kriz riski yaratıyor
Öne çıkanlar
- Çin, Almanya ve bazı ekonomiler kalıcı ticaret fazlaları verirken ABD büyük bir açık taşıyor.
- 1930’lardan bu yana büyük dengesizliklerin çoğu kriz ve uzun süreli durgunlukla sonuçlandı.
- 1950’ler ve 1960’larda üretken yatırımlar dengesizliklerin yumuşak biçimde azalmasını sağladı.
- Çin, yüksek borcu ve düşen yatırım verimliliği nedeniyle en kırılgan aktör görünüyor.
Çin, Almanya ve bazı ekonomilerde kalıcı ticaret fazlaları büyürken ABD dünyanın en büyük ticaret açığını veriyor. Foreign Affairs’te yayımlanan analiz, bu dengesizliğin sürdürülemez olduğunu ve düzeltmenin ABD’de ya işsizliği ya da borcu artıracağını belirtiyor. Teorik olarak fazla veren ülkelerin iç talebi artırması, açık veren ülkelerin ise borca dayalı tüketimi azaltması dengeli bir çözüm sağlayabilir. Ancak Çin, ABD ve Avrupa dengesizliklerin nedenleri konusunda uzlaşamıyor. Bu nedenle eşgüdümlü bir müdahalenin gerçekleşme ihtimali düşük görünüyor.
Analiz, geçmişteki büyük ticaret dengesizliklerinin çoğunun borç krizleri, resesyon, enflasyon, kemer sıkma ve uzun süreli durgunlukla sonuçlandığını aktarıyor. 1930’lardaki Büyük Buhran, 1980’lerin Latin Amerika borç krizi, 1990’ların Asya finansal krizi ve 2008 sonrasındaki avro bölgesi krizi bu örnekler arasında yer alıyor. 1950’ler ve 1960’larda ABD, Avrupa ve Japonya arasındaki dengesizlikler ise sermaye kontrolleri ve üretken yatırımlar sayesinde ciddi sarsıntı yaratmadan azaldı. Analize göre bugün Çin, yüksek borcu ve verimliliği düşen yatırımları nedeniyle en kırılgan aktör konumunda bulunuyor. ABD, açığını azaltmak için daha fazla politika aracına sahipken Avrupa’nın ekonomik gücü bulunuyor ancak bunu kullanma kapasitesi belirsiz kalıyor. Ayarlama maliyetinin hangi ülkeye yükleneceğini borç düzeyi kadar ekonomik ve siyasi güç de belirliyor.
Bu özet yapay zekâ ile hazırlanmıştır; ayrıntılar ve doğrulama için orijinal kaynağa başvurun.