Fred Benenson, hayatında birkaç kez kimlik hırsızlığı mağduru olmasına rağmen, son zamanlarda yaşadığı olayın ciddiyeti karşısında şaşkınlık yaşıyor. Kardeşiyle birlikte 2015 yılında Connecticut'taki Wilton kasabasında satın aldıkları boş bir arazi parselini, bilgileri dışında bir dolandırıcının satmaya çalıştığını öğreniyor. On yıldır satışa çıkarmadıkları ve satmayı planlamadıkları bu mülk için, üç farklı emlakçı tarafından dolandırıcıların kendilerini taklit ederek satış girişiminde bulundukları konusunda uyarıldıklarını belirtiyor.
İlk dolandırıcılık girişimi Mart 2024'te gerçekleşiyor. Wilton'da bir emlak avukatı, Fred'e ulaşarak kendisi ve kardeşi Ed Benenson adına mülkü satmaya çalışan bir kişi hakkında bilgi almak istiyor. Dolandırıcı, Zillow üzerinden bir emlakçıyla iletişime geçiyor, Fred'in kimliğine bürünüyor ve mülkün tam büyüklüğü gibi doğru detayları veriyor. Sahte bir e-posta adresi ([email protected]) ve telefon numarası kullanarak emlakçıyı ikna ediyor. Emlakçı, araziyi gezerek drone fotoğrafları çekiyor, karşılaştırmalı analizler yapıyor ve mülkü piyasaya sürüyor. Hatta bir inşaatçıdan tam fiyat nakit teklif bile alınıyor.
Dolandırıcı, bir satış sözleşmesini e-imzalayarak süreci ilerletiyor. Ancak kapanış öncesi kimlik istendiğinde, Fred'in babasının adını ve doğru doğum tarihini içeren, ancak fotoğrafı tamamen yabancı birine ait olan sahte bir New York Eyaleti sürücü belgesi sunuyor. Bu olay, dijital çağda kimlik hırsızlığının ve emlak dolandırıcılığının ne denli karmaşık ve ikna edici hale gelebileceğini gözler önüne seriyor.
Bu olay, dijitalleşen dünyada kimlik hırsızlığının ve emlak dolandırıcılığının ulaştığı karmaşık seviyeyi ve kişisel verilerin korunmasının kritik önemini vurguluyor.