Ana Sayfa

Kıdemli Mühendisler Neden Kötü Projelerin Başarısız Olmasına İzin Verir?

1 dk okuma

Kıdemli mühendislerin, potansiyel olarak başarısız olacak projeleri neden baştan durdurmak yerine başarısız olmasına izin verdiğini merak ettiniz mi? Makale, bu yaygın soruyu ele alıyor ve yazarın kendi deneyimlerinden yola çıkarak bu karmaşık durumu açıklıyor. Yazar, genç bir mühendisken yöneticisinin "yanlış problemi çözdüğünü" düşündüğü bir projeye neden müdahale etmediğini sorgularken, yıllar sonra kendisinin de benzer bir durumda kaldığını fark ediyor. Bu durum, "haklı olmak" ile "etkili olmak" arasındaki farkın önemini ortaya koyuyor. Büyük şirketlerde, her "kötü proje" hakkında konuşmak her zaman en etkili yaklaşım olmayabilir; bazen en iyi strateji, tavsiyenizi saklamaktır.

"Kötü proje" kavramı, kullanıcı deneyimi (UX) sorunlarından (karmaşık ürünler, var olmayan sorunları çözme), teknik zorluklara (aşırı karmaşık tasarım, yanlış kütüphane seçimi) ve hatta politik nedenlere (tanıtım için abartılı projeler) kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. Bir projenin "kötü" olup olmadığı, yaşam döngüsünün büyük bir kısmında sübjektif kalabilir ve doğru kararların verilip verilmediği genellikle çok sonra, hatta yıllar sonra ortaya çıkar. Ancak kıdemli mühendisler, yazılım projeleri konusunda belirli bir "sezgi" veya "beğeni" geliştirirler. Bu sezgi, henüz herkes için belirginleşmeden önce bir projenin başarısız olacağını hissetmelerini sağlar.

Yazar, Google'daki deneyiminden çarpıcı bir örnek veriyor: İki büyük organizasyonun kesişim noktasında yer alan, teknik olarak harika ve zarif, "oyun değiştiren" olarak duyurulan bir proje. Ancak yazar ve lideri, projenin temel bir ürün ekibinin çekirdek kullanıcı akışının kontrolünü bırakmasını gerektirdiğini hemen fark etmişlerdi. Teknik olarak doğru bir hamle olsa da, hiçbir lider veya ürün yöneticisi bu kadar merkezi bir sahipliği başkasına devretmezdi. Bu durum, projenin siyasi olarak imkansız olduğunu ve başarısızlığa mahkum olduğunu gösteriyordu. Kıdemli mühendisler, bu tür durumlarda, etkilerini boşa harcamamak ve enerjilerini daha verimli alanlara yönlendirmek için bazen sessiz kalmayı tercih ederler.

İçgörü

Kıdemli mühendisler, haklı olmanın her zaman etkili olmak anlamına gelmediğini anlayarak, enerjilerini ve etkilerini stratejik olarak yönetmeyi öğrenirler.

Kaynak