Yazar, uzun süredir hayalini kurduğu bir satranç yapay zekası (AI) geliştirme projesine girişti. Amacı, kendisini yenebilecek bir AI oluşturmak, geliştirme ortamıyla deney yapmak, her şeyi olabildiğince basit tutmak ve nihayetinde bu projeyi eski, yavaş bilgisayarlara taşımaktı. Kendi satranç becerilerinin düşük olması nedeniyle, bu hedefi başarmak yazar için çok zor olmadı. Proje, minimalist bir yaklaşımla, mümkün olduğunca az hazırlıkla doğrudan kodlamaya başlanarak ilerledi.
Geliştirme ortamı olarak, yazar 90'lı yılların sonundaki programlama deneyimlerine dönerek GNU Screen, Vim, entr ve w3m gibi terminal tabanlı araçları eski bir Asus EeeBook X205T netbook üzerinde kullandı. Bu "rahat kodlama" deneyimi, dikkat dağıtıcı unsurlardan uzak, sade bir çalışma ortamı sağladı. Projenin temelinde C dili tercih edildi ve çekirdek satranç motoru ile AI'ın (ön uç hariç) sıfır bağımlılıkla çalışması sağlandı. Sabit bellek kullanımı ve dinamik bellek tahsisinin olmaması sayesinde, motor 600 satırın, AI ise 150 satırın altında kaldı. WebAssembly'ye derlendiğinde ise tüm sistem 6 KB'tan daha az yer kapladı, bu da DOS veya Amiga gibi çok eski sistemlerde bile çalışabilme potansiyeli taşıyor. Ancak, yazarın test yazmayı ertelemesi, en passant ve rok gibi karmaşık hareket kodlarını yeniden düzenlerken hatalara yol açtı ve test çerçevesini baştan oluşturmak zorunda kaldı. Bu durum, testlerin önemini bir kez daha ortaya koydu.
Başlangıçta terminalde ASCII karakterlerle oluşturulan kullanıcı arayüzü, görselleştirme zorlukları nedeniyle terk edildi. Bunun yerine, yazar projesini XBoard (CECP protokolü aracılığıyla) ve web tarayıcılarıyla (cm-chessboard ve WebAssembly kullanarak) entegre etmeyi tercih etti. Bu entegrasyonlar, AI'ın daha geniş bir platformda kullanılabilmesini ve görsel olarak daha anlaşılır olmasını sağladı.
Bu proje, modern araçlar yerine minimalist bir yaklaşımla, eski bilgisayarlarda bile çalışabilecek kadar hafif ve bağımsız bir satranç yapay zekası geliştirmenin mümkün olduğunu gösteriyor.