Andrew Karpathy, son haftalarda Claude ile yoğun bir şekilde kod yazdıktan sonra yapay zeka destekli kodlama süreçlerine dair gözlemlerini paylaşıyor. Kasım ayında %80 manuel kodlama ve %20 yapay zeka kullanımı oranından, Aralık ayında %80 yapay zeka destekli kodlama ve %20 manuel düzenlemeye geçtiğini belirtiyor. Artık büyük ölçüde İngilizce komutlarla programlama yaptığını ifade eden Karpathy, bu değişimin son yirmi yıldaki en büyük iş akışı değişikliği olduğunu ve birçok mühendisin de benzer bir dönüşüm yaşadığını düşünüyor. Bu durumun egoyu biraz zedelediğini ancak büyük "kod eylemleri" üzerinde çalışabilme gücünün çok faydalı olduğunu vurguluyor.
Karpathy, "IDE'ye gerek yok" ve "ajan sürüsü" gibi abartılı söylemlerin henüz erken olduğunu belirtiyor. Modellerin hala hatalar yaptığını ve özellikle önemli kodlarda dikkatli bir şekilde izlenmeleri gerektiğini söylüyor. Hataların artık basit sözdizimi hataları olmadığını, daha çok dikkatsiz bir junior geliştiricinin yapabileceği gibi ince kavramsal hatalar olduğunu vurguluyor. Modellerin genellikle kullanıcının adına yanlış varsayımlarda bulunduğunu, kafa karışıklığını yönetemediğini, açıklama istemediğini, tutarsızlıkları yüzeye çıkarmadığını ve gereksiz yere kodu karmaşıklaştırdığını, soyutlamaları şişirdiğini ve ölü kodu temizlemediğini belirtiyor. Bazen 1000 satırlık verimsiz bir yapı oluşturup, basit bir soruyla 100 satıra indirebildiklerini de ekliyor.
Tüm bu sorunlara rağmen, yapay zeka destekli kodlamanın genel olarak büyük bir gelişme olduğunu ve manuel kodlamaya geri dönmenin çok zor olduğunu ifade ediyor. Karpathy, kendi mevcut iş akışının sol tarafta birkaç Claude oturumu ve sağ tarafta kodu görüntülemek ve manuel düzenlemeler yapmak için bir IDE kullandığını belirtiyor. Ayrıca, bir ajanın yorulmadan, moralini bozmadan, bir insanın çoktan pes edeceği noktalarda bile ısrarla çalışmasını izlemenin ilginç olduğunu ekliyor.
Yapay zeka modellerinin kodlama iş akışlarını kökten değiştirmesi, mühendislerin üretkenliğini artırırken, modellerin yetenekleri ve sınırlılıkları hakkında derinlemesine bir anlayış gerektiriyor.