Kripto dünyasının en büyük çöküşlerinden biri olan Terra-Luna fiyaskosu yeniden gündemde. Wall Street'in önde gelen işlem firmalarından Jane Street, 2022'deki 40 milyar dolarlık Terra-Luna çöküşünde içeriden bilgi ticareti yapmakla suçlanıyor. Terraform Labs'in iflas mahkemesi tarafından atanan yöneticisi Todd R. Snyder tarafından açılan dava, Jane Street'in piyasayı manipüle ederek perakende yatırımcılar her şeyini kaybederken kendisinin kârlı çıktığını iddia ediyor. Manhattan federal mahkemesinde açılan dava, firmanın çalınan bilgileri kullanarak piyasadan temiz bir şekilde ayrıldığını öne sürüyor ve Emtia Borsası Yasası, Menkul Kıymetler Borsası Yasası, dolandırıcılık ve haksız zenginleşme iddialarını içeriyor.
Dava dilekçesine göre, olayların dönüm noktası 7 Mayıs 2022'de yaşandı. Terraform Labs, kamuya açık hiçbir duyuru yapmadan Curve3pool'dan 150 milyon TerraUSD çekti. Bu çekişten sadece 10 dakika sonra, Jane Street ile bağlantılı olduğu iddia edilen bir cüzdan, aynı havuzdan ek 85 milyon TerraUSD çekti. Bu tek işlemin, Jane Street'in şimdiye kadarki en büyük tek takası olduğu ve TerraUSD'ye olan piyasa güvenini sarsan kritik bir an olduğu belirtiliyor. Dava, bu hamlenin TerraUSD'nin dolar sabitini kaybetmesine neden olan panik satışlarını tetiklediğini ve nihayetinde 40 milyar dolarlık bir değer kaybına yol açtığını iddia ediyor.
Jane Street'in Terraform ile ilişkisi 2018'e kadar uzanıyor. İddialara göre, eski bir Terraform stajyeri olan Bryce Pratt'in 2022'de eski meslektaşlarıyla yeniden bağlantı kurmasının ardından hesap aktivitesi arttı. Pratt, Terraform'un iş geliştirme lideriyle "önemli, kamuya açık olmayan bilgiler için bir arka kanal kaynağı" olarak tanımlanan özel bir iletişim kanalı oluşturmakla suçlanıyor. Bu durum, Jane Street'in piyasa çöküşünü önceden bildiği ve bu bilgiyi kendi lehine kullandığı iddialarını güçlendiriyor. Dava, zararların tazminini, haksız kazancın iadesini ve faiz talep ediyor.
Kripto piyasasının en büyük çöküşlerinden birinin, içeriden bilgi ticareti iddialarıyla Wall Street'in köklü firmalarını da kapsayan yeni bir boyut kazanması, piyasa şeffaflığı ve düzenlemeleri konusundaki endişeleri artırıyor.