NetBlocks'un raporuna göre, İran hükümetinin internet erişimini yeniden sağladığı izlenimini yaratmak amacıyla sahte internet trafiği oluşturduğu iddia ediliyor. Bu taktik, ülke genelindeki internet kısıtlamaları ve sansür devam ederken, hem kendi vatandaşlarını hem de uluslararası gözlemcileri yanıltmayı hedefliyor. Özellikle protesto dönemlerinde veya siyasi gerilim anlarında internet erişiminin kısıtlanması, bilgi akışını kontrol altına almak için sıkça kullanılan bir yöntemdir. Bu tür bir sahtekarlık, gerçek internet restorasyonunun aksine, sadece yüzeysel bir iyileşme algısı yaratır ve temel dijital hakları ihlal eder.
Sahte trafik oluşturma yöntemleri arasında, belirli sunuculara veya hizmetlere yapay veri akışı sağlamak, VPN kullanımını taklit etmek veya belirli protokoller üzerinden yanıltıcı sinyaller göndermek gibi teknikler bulunabilir. Bu durum, internetin sadece bir iletişim aracı olmaktan öte, aynı zamanda bir bilgi kontrol ve propaganda aracı olarak kullanılabileceğini gösteriyor. Hükümetin bu hamlesi, uluslararası topluluk tarafından internet özgürlüklerine yönelik ciddi bir ihlal olarak değerlendirilebilir ve dijital haklar savunucularının tepkisini çekebilir.
Bu tür manipülasyonlar, vatandaşların doğru bilgiye erişimini engellerken, aynı zamanda hükümetin şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine aykırı hareket ettiğini de ortaya koyuyor. İnternet erişiminin temel bir insan hakkı olarak kabul edildiği günümüzde, bu tür sahtekarlıklar, dijital haklar mücadelesinin önemini bir kez daha vurgulamaktadır. NetBlocks gibi kuruluşların bu tür ihlalleri tespit etmesi ve raporlaması, dünya genelinde internet özgürlüğünün korunması açısından kritik bir rol oynamaktadır.
Bu olay, hükümetlerin internet erişimini manipüle etme ve kamuoyunu yanıltma kapasitesini ve dijital haklar üzerindeki etkilerini gözler önüne seriyor.