NetBlocks tarafından yapılan son raporlara göre, İran genelinde uygulanan internet kesintisi 24 saati aşmış durumda. Bu durum, ülkedeki milyonlarca vatandaşın dijital iletişime erişimini tamamen engellerken, bilgi akışını da ciddi şekilde sekteye uğrattı. Genellikle toplumsal olaylar, protestolar veya siyasi gerilim dönemlerinde başvurulan bu tür geniş çaplı kısıtlamalar, hükümetlerin bilgi kontrolünü ele alma ve halkın dış dünyayla bağlantısını kesme aracı olarak kullanılıyor. Bu kesinti, İran'da dijital özgürlükler ve ifade hürriyeti üzerindeki baskının yeni bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Modern dünyada internet erişimi, sadece sosyal iletişimin bir aracı olmaktan öte, ekonomik faaliyetlerin, eğitim süreçlerinin, sağlık hizmetlerine erişimin ve temel kamu hizmetlerinin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. İran'da yaşanan bu uzun süreli ve kapsamlı internet kesintisi, ülkenin dijital ekonomisine ve günlük yaşamına ağır bir darbe vurma potansiyeli taşıyor. İşletmelerin faaliyetleri aksarken, öğrenciler eğitimlerine devam edemiyor ve vatandaşlar acil durumlarda bilgiye erişmekte zorlanıyor. Bu durum, aynı zamanda ülkenin uluslararası imajını da olumsuz etkiliyor.
Uluslararası insan hakları örgütleri ve dijital özgürlük savunucuları, bu tür geniş çaplı internet kesintilerini temel insan haklarının, özellikle de ifade özgürlüğü, bilgi edinme hakkı ve toplanma özgürlüğünün açık bir ihlali olarak görüyor. Birleşmiş Milletler gibi kuruluşlar, internet erişiminin bir insan hakkı olduğunu vurgularken, İran'daki bu eylem, uluslararası toplumun tepkisini çekmeye devam ediyor. Kesintinin ne zaman sona ereceği veya neden başlatıldığına dair resmi bir açıklama yapılmaması, belirsizliği ve endişeyi artırıyor. Bu olay, dünya genelinde dijital hakların korunması ve internetin açık ve erişilebilir kalması gerektiği yönündeki tartışmaları yeniden alevlendirecek nitelikte.
Bu durum, hükümetlerin dijital iletişimi kontrol etme gücünü ve bunun vatandaşların temel hakları üzerindeki potansiyel etkilerini vurguluyor.