İran, İsrail ve ABD arasındaki çatışmanın modern ekonomileri besleyen dijital altyapıya sıçramasıyla birlikte, büyük ABD teknoloji şirketlerini potansiyel hedefler olarak adlandırdı. İran devlet bağlantılı medya, bu hafta İsrail ile bağlantılı ve teknolojileri askeri uygulamalarda kullanılan Amerikan şirketlerinin ofis ve altyapılarını içeren bir liste yayımladı. Al Jazeera'ye göre bu şirketler arasında Google, Microsoft, Palantir, IBM, Nvidia ve Oracle bulunuyor. Bu şirketlerin birçoğu Körfez bölgesinde, Birleşik Arap Emirlikleri de dahil olmak üzere, bölgesel ofisler, bulut altyapısı veya veri merkezi operasyonları yürütüyor. Yarı resmi, Devrim Muhafızları'na bağlı Tasnim Haber Ajansı tarafından yayımlanan liste, çatışmanın kapsamının geleneksel askeri hedeflerin ötesine geçebileceği uyarısını içeriyordu. Ajans, bölgesel savaşın altyapı savaşına dönüşmesiyle İran'ın meşru hedeflerinin de genişleyeceğini belirtti.
Geçtiğimiz hafta İran'ın drone saldırıları, BAE ve Bahreyn'deki Amazon Web Services (AWS) veri merkezlerine zarar vererek hizmetleri aksatmış ve bölgedeki fiziksel teknoloji altyapısının kırılganlığını ortaya koymuştu. Bu uyarı, İran'ın Bank Sepah ile bağlantılı Tahran'daki bir banka binasına İsrail'in düzenlediği iddia edilen saldırı raporlarının ardından geldi. İranlı yetkililer bunu ekonomik altyapıya yönelik bir saldırı olarak nitelendirdi. İran devlet medyası, bu olayın potansiyel hedeflerin bölgedeki ABD ve İsrail'in ekonomik ve bankacılık çıkarlarını içerecek şekilde genişletilmesini haklı çıkardığını söyledi. Listelenen teknoloji şirketlerinin tamamı, İsrail ordusu tarafından kullanılmak üzere teknolojilerini sağlamakla suçlanıyor, ancak çoğu bu iddiaları reddetti. Palantir ise İsrail ile "ülkenin savaş çabalarına yardımcı olmak" amacıyla stratejik bir ortaklığı açıkça kabul ettiğini ve "savaşla ilgili görevleri desteklemek için gelişmiş teknoloji sağladığını" belirtmişti. Savaşın dijital sistemlere bağımlılığı arttıkça, bu sistemlerin arkasındaki altyapı daha stratejik bir önem kazanıyor.
İran'ın ABD'li teknoloji devlerini potansiyel hedef olarak göstermesi, bölgesel çatışmanın siber ve fiziksel dijital altyapıya yayılarak küresel teknoloji şirketleri için yeni riskler oluşturduğunu gösteriyor.