Birleşik Krallık, en son yenilenebilir enerji kapasitesi ihalesinde (AR7a) rekor bir başarıya imza atarak 7.4 gigawatt (GW) güneş, karasal rüzgar ve gelgit enerjisi gücünü güvence altına aldı. Bu, yedinci "fark sözleşmeleri" (CfD) ihale turunun ikinci ve son bölümünü oluşturuyor. Ocak 2026'da gerçekleşen ilk bölümde ise 8.4 GW açık deniz rüzgar kapasitesi için anlaşmalar yapılmıştı. Toplamda, AR7 ihalesi Birleşik Krallık'ın en büyük ihale turu oldu ve 14.7 GW'lık yeni yenilenebilir enerji kapasitesiyle önceki rekoru %50 oranında aştı.
İhale sonucunda 157 güneş enerjisi projesi megawatt saat (MWh) başına 65 sterlin, 28 karasal rüzgar projesi ise 72 sterlin fiyatla elektrik tedarik etme sözleşmeleri imzaladı. Enerji Bakanı Ed Miliband, bu yeni projelerin yeni doğalgaz santrallerine kıyasla "yüzde 50 daha ucuz" olacağını belirtti. Bu durum, analistlere göre tüketici faturalarında önemli düşüşler sağlayacak. Ayrıca, bu projeler Birleşik Krallık'ın doğalgaz ithalatını azaltmaya da yardımcı olacak. Carbon Brief analizine göre, AR7 toplamda yıllık yaklaşık 95 terawatt saat (TWh) doğalgaz talebini düşürerek sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ithalatını dörtte üç oranında azaltabilecek.
Bu rekor ihale, Birleşik Krallık'ın 2030 yılına kadar "temiz enerji" hedefine ulaşma yolunda önemli bir adım teşkil ediyor. Yeni kapasiteler, ülkenin enerji güvenliğini artırırken, aynı zamanda istihdam ve yatırımlar için de yeni fırsatlar yaratacak. Özellikle, ilk kez 480 MW'lık büyük bir güneş enerjisi projesi, "ulusal öneme sahip altyapı projesi" (NSIP) süreciyle onaylanarak CfD kazanmış oldu. Bu gelişmeler, Birleşik Krallık'ın enerji geleceği için hem ekonomik hem de çevresel açıdan sürdürülebilir bir yol haritası çizdiğini gösteriyor.
Birleşik Krallık'ın yenilenebilir enerji ihalelerindeki rekor başarı, temiz enerjinin maliyet etkinliğini kanıtlayarak hem tüketici faturalarını düşürme hem de enerji bağımsızlığını artırma potansiyeli taşıyor.