Ana Sayfa

ICE'den Protestocuları Hedef Alan Veritabanı İddialarına Açıklama Talebi

1 dk okuma

ABD Senatörü Edward J. Markey (D-Mass.), Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) kurumundan, ICE'nin göçmenlik uygulamalarını protesto eden ABD vatandaşlarını listeleyen bir "yerli teröristler" veritabanının varlığını doğrulamasını veya reddetmesini talep etti. Senatör Markey, Acting ICE Direktörü Todd Lyons'a yazdığı mektupta, ICE yetkililerinin ve eski Trump yönetimi yetkililerinin, İç Güvenlik Bakanlığı'nın (DHS) son haftalarda ICE'nin eylemlerini protesto eden ABD vatandaşları hakkında bilgi içeren bir "yerli teröristler" veritabanı oluşturduğunu defalarca ima ettiğini belirtti. Markey, böyle bir veritabanının var olması halinde bunun "vahim ve kabul edilemez bir anayasal ihlal" teşkil edeceğini vurgulayarak, veritabanının derhal kapatılmasını ve silinmesini istedi.

Markey, barışçıl protestocuların bir veritabanının oluşturulmasının "şok edici bir Birinci Değişiklik ihlali ve yetki suistimali" olacağını ve ABD'nin Çin ve Rusya gibi otoriter hükümetlerde kınadığı türden taktiklere denk geleceğini ifade etti. Mektupta, DHS yetkililerinin "barışçıl protestolara katılan bireyleri izleme, kataloglama ve sindirme çabalarında bulunduklarını" defalarca dile getirdiği belirtildi. Eski Trump sınır yetkilisi Tom Homan'ın Fox News'ta yaptığı "tutuklananları ünlü yapacağız, yüzlerini TV'ye koyacağız, işverenlerine, mahallelerine ve okullarına kim olduklarını bildireceğiz" şeklindeki yorumu örnek gösterildi. Markey, Homan'ın bu yorumunu, ICE'yi protesto etmenin başlı başına tutuklama gerekçesi olarak görüldüğü birçok olay göz önüne alındığında "özellikle endişe verici" bulduğunu dile getirdi. Portland, Maine'de yaşanan bir olayda, maskeli bir ICE ajanının video çeken bir gözlemciye "güzel bir küçük veritabanımız var ve artık bir yerli terörist olarak kabul ediliyorsunuz" demesi de mektupta dikkat çekilen diğer bir olay oldu.

İçgörü

ABD hükümetinin barışçıl protestocuları "yerli terörist" olarak fişleyerek bir veritabanında topladığı iddiaları, ifade özgürlüğü ve anayasal haklar konusunda ciddi endişeler yaratıyor.

Kaynak