Ana Sayfa

IBM 3270 Bilgi Görüntüleme Sistemi: Mainframe Çağının Öncüsü

1 dk okuma

IBM mainframe bilgisayarları altmış yıla yakın bir süredir gelişmekte olup, kişisel bilgisayarların ve TCP/IP'nin yükselişi gibi sektör trendlerine yanıt vermiştir. Ancak mainframe'ler, daha küçük sistemlere çok sonra gelecek özellikler ve işlevsellik sunmanın yanı sıra, günümüzde bile zorlu bir güvenilirlik sağlamıştır. Bu makale, tek bir mainframe bilgisayarın binlerce kullanıcıya hizmet verecek şekilde ölçeklenmesinde kilit rol oynayan IBM 3270 Bilgi Görüntüleme Sistemi'ni inceliyor. Sistem çoğunlukla geçmiş zaman kipinde tartışılsa da, mainframe'in kendisi ve 3270 (artık bir TCP/IP protokolü olarak) varlığını sürdürmektedir.

Günlük hayatta karşılaştığımız çoğu bilgisayar sistemi, sunucu, masaüstü veya mobil cihaz olsun, benzer bir mimariye sahiptir; temel farklar CPU çekirdeği, RAM ve disk depolama miktarıdır. Buna karşılık, büyük ölçekli mainframe sistemleri çok daha hiyerarşik bir tasarım benimser. Bir veya daha fazla "ana" CPU'ya ek olarak, I/O, iletişim ve kriptografi gibi belirli görevleri yerine getirmek üzere tasarlanmış birçok özel amaçlı işlemci bulunur. Bu yapı, Merkezi İşlemci Kompleksi'nin (CPC) ana işini yaparken, diğer uzmanlaşmış işlemcilerin görevleri devralmasını sağlar. IBM 3270, bu bağlamda, mainframe'e büyük veri blokları aktararak I/O kesintilerinin sayısını azaltan bir terminal ailesiydi. Bu, günümüzdeki bir web sayfasında verilerin alanlara girilip doğrulandıktan sonra "gönder" tuşuna basılmasına benzer; oysa birçok orta seviye sistem uzun yıllar boyunca bağlı her terminalin her tuş vuruşuna yanıt vermek zorunda kalmıştır.

Mainframe'ler ayrıca çok yüksek çalışma süresi, CPU'ları çalışır durumdayken bile değiştirebilme (hot-swap) ve mikro kodlarını (firmware) güncelleyebilme gibi birçok başka avantaj sunar. Emtia platformlarının da kendi faydaları vardır, özellikle daha az kritik uygulamalar için maliyet avantajları öne çıkar.

İçgörü

IBM 3270 sistemi, modern bilgi işlem mimarilerinin temellerini atarak, veri aktarım verimliliği ve sistem ölçeklenebilirliği konularında o dönem için çığır açan bir yaklaşım sunmuştur.

Kaynak