Teknoloji iş piyasası son zamanlarda oldukça zorlu bir süreçten geçiyor ve birçok aday umutsuzluğa kapılıyor. Bu durum, geniş çaplı başvurular yapıp birinin tutmasını ummak yerine, "hedefli bahisler" yaparak iş bulma şansını önemli ölçüde artırma potansiyelini ortaya koyuyor. Hedefli bir bahis, öncelikle odaklanmayı gerektirir. Adayların gerçekten istedikleri 5-10 belirli fırsatı belirlemesi esastır. Bu fırsatlar, sadece maddi nedenlerle değil, işe özel bir ilgi duyulan veya şirkette çalışan biriyle benzersiz bir bağlantının (aynı okuldan olmak, aynı memleketten gelmek gibi) bulunduğu roller olabilir.
Liste daraltıldıktan sonraki hedef, öne çıkmaktır. Bu, şirketin mevcut çalışanlarıyla iletişime geçmeyi içerir; birden fazla e-posta göndermek önemlidir, çünkü ilk e-postalar genellikle gözden kaçabilir. Çalışanlardan doğrudan referans istemek yerine, rol için ne kadar uygun olduğunuzu ve şirkete değer katacağınızı ikna etmeye odaklanmak daha etkilidir. Şirket 30 kişiden azsa, doğrudan CEO ile iletişime geçmek güçlü bir sinyal olabilir; bu, adayın şirketin misyonuna olan ilgisini ve cesaretini gösterir. Yine, birden fazla e-posta göndermek bu durumda da kritik öneme sahiptir.
Bu yaklaşım, her bir fırsata daha fazla zaman ayırmayı mümkün kılar. Örneğin, hedefli bir bahisle iş bulma şansınızın %1'den %10'a çıktığını varsayarsak, iş bulmak için başvurmanız gereken ortalama iş sayısı 100'den sadece 10'a düşer. Rekabetçi sistemler, hacimden ziyade deneme başına harcanan çabayı ödüllendirir. Bu "hedefli bahisler" stratejisi sadece iş arayışıyla sınırlı değildir; rekabetçi bir piyasada ev bulmak gibi diğer alanlarda da başarıyla uygulanabilir. Bu yaklaşımın asıl faydası, gerçekten önemsediğiniz şeylere daha fazla zaman ve enerji harcayabilmenizdir.
İş arama sürecinde nicelik yerine niteliğe odaklanmanın, yani belirli fırsatlara yoğun çaba harcamanın, başarı oranını katlayarak artırdığını gösteriyor.