"H-1B Exposed: The Talent Shortage Is a Myth" başlıklı bağımsız araştırma, ABD'deki "yetenek kıtlığı" söyleminin bir efsane olduğunu ve aslında iş gücü arbitrajı yapıldığını iddia ediyor. Makale, ülkenin en büyük üç bankasının yabancı işçiler için 7.474 İş Koşulu Başvurusu (LCA) yaptığını ve bu başvuruların kamu kayıtlarında şirketlerin stratejilerini ortaya koyduğunu belirtiyor. Bu stratejinin temelinde, büyük ölçekte başvurular yapmak, yasal asgari ücreti ödemek ve işçileri yeşil kart sponsorluğu ile kendilerine bağlamak yatıyor.
Araştırma, şirketlerin kendi federal başvurularından elde edilen verilerle bu iddiaları destekliyor. "Oyun Kitabı" olarak adlandırılan bu strateji, her yıl binlerce LCA başvurusu yaparak hacme dayalı bir yaklaşım sergilemeyi içeriyor. Başvuruların neredeyse üçte birinin, rekabetçi teklifler yerine yasal asgari ücret olan "geçerli ücret" düzeyinde yoğunlaştığı belirtiliyor. Ayrıca, işçilerin geçerli ücret yükümlülüklerinin en düşük olduğu şehirlere yönlendirilerek coğrafi arbitrajın sisteme dahil edildiği vurgulanıyor. En kritik nokta ise, şirketlerin yeşil kart sponsorluğu aracılığıyla işçileri kendilerine bağlaması; bu durum, işçilerin göçmenlik statüsünün bir "tasması" haline gelerek pazarlık yapma veya itiraz etme yeteneklerini kısıtlıyor.
Makale, bu bulguların sadece başlangıç olduğunu ve her hafta yeni araştırmaların yayımlanacağını, daha fazla şirket ve sektörün inceleneceğini belirtiyor. Tüm verilerin kamuya açık federal kaynaklardan (Çalışma Bakanlığı, USCIS, SEC, Çalışma İstatistikleri Bürosu'na yapılan başvurular) alındığı ve şirketlerin kendi oluşturduğu "kağıt izinin" takip edildiği vurgulanıyor. LCA başvurularının H-1B dilekçeleriyle aynı olmadığı, ancak başvuru hacmi ve kalıplarının hikayeyi anlattığı not ediliyor.
H-1B vizesi sisteminin şirketler tarafından iş gücü arbitrajı için kötüye kullanıldığını ve iddia edilen yetenek kıtlığının bir efsane olduğunu ortaya koyuyor.