2022 yılında Yoshida patikasından Fuji Dağı'na tırmanan yazar, bu deneyimin kendisinde derin bir etki bıraktığını belirtiyor. Yürüyüş batonlarına demirle damga basma geleneği ve dağ kulübelerinin sahiplerinin misafirperverliği onu büyülemiş. Bu deneyimlerden ilham alarak, Fuji Dağı'nın istasyonlarını ve damgalarını dünya çapında insanlarla paylaşmak amacıyla bir sanat projesi başlatmış. Bu özel ½8 dergisi sayısında, 5. istasyondan zirveye kadar olan yolculuk, toplanan damgalar aracılığıyla görselleştiriliyor.
Yolculuk boyunca ziyaret edilen her istasyonun kendine özgü bir hikayesi ve damgası bulunuyor. Örneğin, 1956'dan beri hizmet veren Fuji-san Mihara dükkanı ve pansiyonu, "Cennet ile Dünya Arasındaki Sınır" yazılı bir damga sunarken, Edo döneminden kalma tarihi bir dağ kulübesi, dağın koruyucu tanrısı Fudo Myoo'yu ve 2022'den beri de Tanuki'yi tasvir eden damgalara sahip. Bazı kulübelerde ise 1826'dan kalma çaydanlıklar gibi tarihi objeler bulunurken, diğerleri modern yapılar olmasına rağmen zengin kültürel sembollerle donatılmış damgalar sunuyor.
Makale, her bir istasyonun tarihini, sunduğu damgaların anlamlarını ve dağcılık kültürü içindeki yerini detaylı bir şekilde açıklıyor. Kamaiwakan yakınlarındaki lav mağarası ve Amabie damgası gibi ilginç detaylar, dağın sadece fiziksel değil, aynı zamanda kültürel ve ruhsal önemini de vurguluyor. Bu proje, Fuji Dağı tırmanışının sadece bir fiziksel başarıdan öte, Japon kültürünün ve tarihinin bir parçası olan zengin bir deneyim olduğunu gözler önüne seriyor.
Bu proje, Fuji Dağı tırmanışının sadece fiziksel bir başarıdan öte, Japon kültürünün ve tarihinin bir parçası olan zengin bir deneyim olduğunu damgalar aracılığıyla gözler önüne seriyor.