Trump yönetimi altındaki Federal İletişim Komisyonu (FCC), mobil operatör değiştirme sürecini tüketiciler için zorlaştıracak adımlar atarak Verizon'ın lehine kararlar alıyor. Geçtiğimiz Mayıs ayında Verizon'ın, mobil sağlayıcıları değiştirmeyi ve mevcut telefonları kullanmaya devam etmeyi kolaylaştıran kuralların kaldırılması için Trump yönetimine lobi yaptığı belirtilmişti. Şimdi ise FCC, Verizon'ın ağında etkinleştirildikten 60 gün sonra telefonların kilidinin açılmasını zorunlu kılan kuralları yürürlükten kaldırıyor. Verizon, bu 60 günlük kilit açma gerekliliğinin suçlulara büyük fayda sağladığına dair yanlış iddialarda bulunurken, FCC de bu iddiaları tekrarlıyor ve bunun "dolandırıcılık ve diğer yasa dışı eylemleri gerçekleştirmek amacıyla çalınan cihazların kara borsaya akışını engellemeye yardımcı olabilecek tek tip bir endüstri standardı" yaratacağını savunuyor. Bu iddiaların gerçek dışı olduğu vurgulanıyor.
Bu durum, Verizon'ın geçmişteki tüketici özgürlüğünü kısıtlayıcı uygulamalarını akla getiriyor. Şirket, bir zamanlar üçüncü taraf uygulamaların kullanımını yasaklayarak kullanıcıları kendi uygulamalarına zorluyordu. Telefonların kilidini açma ve operatör değiştirme konusunda da son derece kısıtlayıcıydı. Ancak 2008'de spektrum satın alımı ve 2021'deki Tracfone satın alımına eklenen birleşme koşulları sayesinde Verizon, kamu yararına büyük fayda sağlayan daha açık bir döneme sürüklenmişti. Bu gelişmeler, şirketi daha esnek politikalar benimsemeye zorlamıştı.
Şu anda hem büyük bir kablosuz iletişim şirketi hem de ABD düzenleyicileri, bu temel korumaları ortadan kaldırmanın "kara borsaya telefon akışını durdurmaya yardımcı olabilecek tek tip bir endüstri standardı" yaratacağını iddia ederek kamuoyuna yalan söylüyor. Verizon ve FCC'deki yozlaşmış dostları, sıfır hükümet denetimi istiyorlar. Amaçları, cihaz ve uygulama rekabetine ve kamu yararına zarar vermek için tasarlanmış sayısız kısıtlamayı yeniden dayatabilecekleri günlere geri dönmek; tüketicileri kilitli telefonlar ve uzun vadeli sözleşmeler aracılığıyla tek bir sağlayıcıya bağladıkları dönemi geri getirmek.
Tüketicilerin mobil operatör değiştirme özgürlüğünü kısıtlayan ve rekabeti azaltan bu düzenleme, şirketlerin kâr hırsının kamu yararının önüne geçebileceğini gösteriyor.