Donald Trump'ın Adalet Bakanlığı'nın, Kongre'nin Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası uyarınca Jeffrey Epstein'a ilişkin tüm soruşturma dosyalarını 19 Aralık 2025 tarihine kadar yayımlaması gerekiyordu. Ancak, bu yasal sürenin üzerinden bir ay geçmesine rağmen, dosyaların büyük bir kısmı hala kamuoyuyla paylaşılmadı. Adalet Bakanlığı, 5 Ocak'ta yaptığı bir mahkeme başvurusunda, yaklaşık 125.575 sayfa belge yayımladığını belirtirken, "yasaya potansiyel olarak yanıt veren 2 milyondan fazla belgenin çeşitli inceleme aşamalarında" olduğunu ifade etti. Yayımlanan belgelerin toplamın çok küçük bir kısmını oluşturması, Epstein'ın yıllarca nasıl bu kadar rahat hareket ettiğine dair çok az bilgi sağlaması tepkilere yol açtı.
Hayatta kalanların avukatları ve yasa koyucular, bu gecikmeye sert tepki gösterdi. Epstein'ın mağdurlarını temsil eden avukat Spencer Kuvin, Kongre'nin yasal bir yükümlülük oluşturduğunu vurgulayarak, "Bu kayıtların her gün saklanması, güçlü çıkarlar söz konusu olduğunda şeffaflığın isteğe bağlı olduğu mesajını mağdurlara iletiyor. Epstein'ın istismarına maruz kalanlar için bu gecikme usule ilişkin değil, kişiseldir" dedi. Kuvin, dosyaların kurumların çocukları nasıl yüzüstü bıraktığının kanıtı olduğunu belirterek, gizliliğin mağdurları yeniden travmatize ettiğini ve adalet sistemine olan güveni zedelediğini ekledi.
Demokrat Ro Khanna ve Cumhuriyetçi Thomas Massie gibi yasa tasarısının ortak sponsorları, Adalet Bakanlığı'nı yasanın zorunlu üretimini yapmaya zorlamak için özel bir denetçi atanması çağrısında bulundu. Kongre üyeleri, Adalet Bakanlığı'nın yasal süreyi kaçırdığını, yasanın izin vermediği ayrıcalıkları ileri sürdüğünü ve siyasi olarak tanınmış kişileri korumak için kayıtların gizlenmesini yasaklayan yasa ile tutarsız sansürler uyguladığını belirtti. Bu durum, adalet sisteminin şeffaflığı ve hesap verebilirliği konusunda ciddi endişeler yaratıyor.
Adalet Bakanlığı'nın Jeffrey Epstein dosyalarını yayımlama konusundaki gecikmesi, mağdurlar için travmatik bir süreç yaratırken, kamuoyunun adalet sistemine olan güvenini sarsıyor ve yasal şeffaflık ilkelerini ihlal ediyor.