Makale, çeşitli projelerin ve donanımların n-bitlik anahtar alanını tamamen tarama hızlarını ölçen doğrulanabilir kaba kuvvet gücünü inceliyor. Bu çalışma, kuantum hesaplama veya diğer gelişmiş saldırı yöntemleriyle ilgili tartışmalardan bağımsız olarak, yalnızca ham hız ve elde edilen sonuçların bit cinsinden ölçümüne odaklanıyor. Bitcoin Mining, yüksek performanslı GPU'lar (örneğin 448x 2080 GPU, RTX 4090), AES-NI gibi özel donanım hızlandırmaları ve hatta macOS M3 Pro ve ThinkPad T480s gibi kişisel cihazlar da dahil olmak üzere farklı sistemlerin saniyede ne kadar 2ⁿ işlemi yapabildiği tablolarla gösteriliyor. Bu veriler, farklı teknolojilerin kaba kuvvet saldırılarındaki potansiyelini ortaya koyuyor.
Makalede sunulan hızlar kullanılarak 128 bitlik bir anahtar alanının tamamen taranmasının ne kadar süreceği de hesaplanıyor. Sonuçlar, modern ve güçlü sistemler için bile bu işlemin insan ömrünü kat kat aşan, milyarlarca, katrilyonlarca, hatta kentilyonlarca yıl süreceğini gösteriyor. Örneğin, Bitcoin Mining bile 128 bitlik bir anahtar alanını tüketmek için 10 milyar yıldan fazla bir süreye ihtiyaç duyarken, tek bir RTX 4090 GPU için bu süre kentilyonlarca yıla ulaşıyor. Bu durum, günümüzdeki güçlü şifreleme algoritmalarının kaba kuvvet saldırılarına karşı ne kadar dirençli olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Yazar ayrıca kendi Lenovo T480s ThinkPad'i üzerinde /dev/urandom kullanarak farklı bayt boyutlarında (16 bayttan 8 kilobayta kadar) veri üretme hızlarını test ederek kişisel bir deney de sunuyor. Bu testler, dd(1) komutuyla gerçekleştirilmiş ve saniyede üretilen bayt miktarını ve buna karşılık gelen 2ⁿ hızlarını göstermiştir. Bu kişisel deney, genel tabloya ek olarak, standart donanımların rastgele anahtar üretimi gibi temel kriptografik işlemlerdeki performansına dair somut veriler sağlıyor. Makale, kaba kuvvetin teorik sınırlarını ve pratik imkansızlığını vurguluyor.
Güçlü şifreleme algoritmalarının kaba kuvvet saldırılarına karşı ne kadar dirençli olduğunu ve modern donanımlarla bile 128 bitlik bir anahtarın kırılmasının pratik olarak imkansız olduğunu gösteriyor.