ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), kendi onayladığı ve vatandaşlık kanıtı gerektiren REAL ID'nin ABD vatandaşlığını doğrulamak için güvenilmez olduğunu açıkladı. Bu durum, 20 yıl önce 11 Eylül sonrası güvenlik önlemi olarak başlatılan ve eyalet kimlikleri için tek tip standartlar oluşturmayı amaçlayan bir projenin ironik bir sonucudur. Proje, federal mülklere ve havaalanı güvenlik noktalarına giriş için zorunlu hale getirilmişti.
Bu açıklama, bir federal hukuk davası kapsamında geldi. Alabama'da yaşayan ABD vatandaşı Leo Garcia Venegas, iki kez göçmenlik baskınlarında REAL ID'si olmasına rağmen gözaltına alındı. Yetkililer, kimliğinin sahte olabileceğini iddia ederek Venegas'ı kelepçeli tuttu. DHS yetkilisi Philip Lavoie, mahkeme dosyalarında REAL ID'nin güvenilmez olabileceğini belirtti çünkü her eyaletin kendi REAL ID uyum yasaları var ve bu yasalar yabancılara da REAL ID verilmesini sağlayabilir.
REAL ID Yasası, 2005 yılında kabul edildiğinde, vatandaşlık veya yasal göçmenlik durumunu açıkça listeleyen eyalet kimlikleri için standartlar belirleyerek ulusal bir kimlik sistemi oluşturmayı hedefliyordu. Ancak, yasa eyaletler arasında düşük uyum nedeniyle yedi kez ertelendi ve nihayet bu Mayıs ayında yürürlüğe girdi. DHS, bunun merkezi bir ulusal veritabanı içermeyen bir ulusal kimlik sistemi olmadığını iddia etse de, sivil özgürlük grupları bunun fiili bir ulusal kimlik sistemi olduğunu savunuyor. Bu durum, uzun süredir devam eden ve tartışmalı bir projenin başarısızlığını gözler önüne seriyor.
ABD İç Güvenlik Bakanlığı'nın kendi geliştirdiği ve vatandaşlık kanıtı gerektiren REAL ID'yi vatandaşlık tespiti için güvenilmez bulması, hem güvenlik politikalarının etkinliği hem de sivil özgürlükler üzerindeki etkileri hakkında ciddi soruları gündeme getiriyor.