Yazar, beş yıl boyunca iki büyük finans şirketinde DevSecOps mühendisi olarak çalıştıktan sonra kariyerinde bir dönüm noktası yaşadığını anlatıyor. İşini sevmesine, başarılı olmasına ve ekibi tarafından saygı görmesine rağmen, dördüncü yılın sonlarına doğru bir şeylerin değiştiğini fark etti. Bu değişim, işin kendisinden ziyade yazarın kendi iç dünyasında gerçekleşti. Beş yılın sonunda, herkesi şaşırtarak satışla ilişkili bir role, Çözüm Mühendisliği'ne (Solutions Engineering) geçiş yaptı. Bir yıldır Infisical'da Çözüm Mühendisi olarak çalışıyor ve bu geçişin kendisine ne kattığını paylaşıyor.
Yazar, DevOps rolünde neyin eksik olduğunu uzun süre tam olarak belirleyemedi. İş iyiydi, kendisi de başarılıydı, ancak zamanla işin monotonluğundan sıkılmaya başladı. Günleri tahmin edilebilirdi: dashboard'ları kontrol etmek, ticket'lara yanıt vermek, gece bozulan şeyleri debug etmek, Terraform kodları göndermek ve eve gitmek. HashiCorp Vault kümelerini yönetmek, gizli anahtar (secrets) pipeline'larını idare etmek ve aynı destek sorularına cevap vermek rutin hale gelmişti. Başlangıçta sürekli öğrendiği (Vault mimarisi, PKI temelleri, gizli anahtar rotasyonu gibi) konuların ardından öğrenme eğrisi düzleşmiş, yeni bir meydan okuma kalmamıştı. Ayrıca, çoğu gün CI/CD araçları ve YAML dosyalarıyla yalnız başına çalıştığı için insanlarla etkileşim eksikliği hissediyordu. İnsanlarla çalışmayı, sadece ticket kuyruğundan engelleri kaldırmaktan daha fazlasını arıyordu.
Çözüm Mühendisliği'nin gerçek bir kariyer yolu olduğunu bilmediğini belirten yazar, bu rolün teknik yetkinliğini korurken müşterilerle etkileşim kurma ve her gün yeni sorunları çözme fırsatı sunduğunu keşfetti. Bu rol, aradığı sürekli öğrenme, yeni sorunlar ve daha fazla insan etkileşimi gibi tüm eksik parçaları bir araya getirdi.
Bu makale, teknik bir rolde monotonluk, öğrenme eksikliği ve insan etkileşimi arayışında olan mühendisler için Çözüm Mühendisliği'nin tatmin edici bir alternatif olabileceğini gösteriyor.